8 01 2015

Working On Headstand


Bir gün gerçekten meşhur yoga duruşu headstand'i düzgün bir şekilde yapabilecek miyim bilmiyorum ama yeterince denersen olmayacak şey yok bence :) Henüz gördüğünüz gibi yarım hatta çeyrek halde. Dirseklerimden güç almadan dizlerimi havada tutmayı başaramıyorum. Ayrıca bu ara spora yaptığım sağlam geri dönüş sayesinde sık sık koşmaya başladım. Cardio'nun yanı sıra yoga ve pilatesi de mümkün olduğunca ihmal etmemeye çalışıyorum. Hem güçlü ve esnek kaslar, hem yüksek kondisyon hem de fit olmayı istiyoruz. Hepsini birden elde etmek ise gerçekten pek kolay değil. Özellikle bir yandan da beslenme düzeninize dikkat etmiyorsanız - benim gibi! - tam olarak istediğiniz vücuda kavuşmanız sadece sporla çok zor. Ben her ne kadar günü stresini atıp rahatlasam da abur cuburu kesmediğim sürece tam istediğim gibi olmayacak bilmiyorum. Yine de bütün gün bilgisayar başında oturan hareketsiz vücuduma haftada birkaç kez koşmak iyi geliyor. Henüz yeni başladım ve 5 km.yi 37 dk.da koştum. Evet, oldukça kötü bir skor ama geliştirmek için gereken yapılacak, bu nefesi açmanın yolu bulunacak! Ayrıca sonrasında atılan ter ve o kalorileri yakmanın verdiği huzurla yaşanan rahatlama tarif edilemez. Hele giderek geliştiğinizi gözlemlemek paha biçilemez :) Siz bu soğuk havada spor rutininizi aksatanlardan mısınız yoksa benim gibi daha sıkı bağlananlardan mı? :) Giydiğim spor giysilerinin linkini aşağıda bulabilirsiniz. Uygun fiyatlı spor kıyafetleri yine tabi ki benden sorulur :) Sevgiler!

I don't know when I will succeed to do a perfect headstand, but I'm keeping to try! As the famous quote; If you believe it, you can do it! :) Lately I've also started to running. I tried 5 km at first and it took 37 min. I know that is a bad score but I'm also trying to improve it. :) My life is all about trying :))) If you are a office worker, you know that how terrible is sitting front of a pc all day. I can feel pain on my neck and back if I don't go gym. And since I know that running burns lots of calories, you can't stop me :) There are so much snow in Istanbul and I'm having fun it with gym. So, what do you do in this cold weather? Going or not going to gym? :) Finally.. You can find the brands of my sportswear below of the photos. With love!

-Z-









Spor Sütyen / Sports Bra: H&M (Similar Here)
Tayt / Leggings: Bonprix (Click Here)
Sweatshirt: Bonprix (Click here)
Ayakkabılar / Shoes: Nike Air Max

5 01 2015

MAC Brick-O-La Lipstick


MAC'in ürünlerini yıllardır severek kullanıyorum. Özellikle rujları her zaman favorim oldu. Her tonu ayrı güzel ayrı özel olmasının yanı sıra diğer markalardan farklı olarak aynı seride yer alan her rengin kıvamı, duruşu da farklı. Klasik serisinde kullandığım kırmızı bir ruju oldukça mat ve sert yapılıyken, bugün size bahsetmek istediğim Brick-O-La tam aksine kremsi, yumuşak ve nemlendiren bir yapıya sahip. Ofiste çok sevdiğim bir arkadaşım sayesinde keşfettiğim bu renk, hem günlük kullanım hem de özel bir gün için doğru tercih. Kiremit tonunu andıran, her tene yakışacak doğal bir renk sunuyor. En güzeli de saatler geçse bile dudakta hafif bir pembelik bırakıyor, bölgesel olarak toplanmıyor. Bunun en önemli sebebi de başta da belirttiğim gibi kremsei, yumuşak bir yapıya sahip olması. Hafif parlak bitirişli, dudakları nemlendiren ve neredeyse her tür makyajla birlikte kolayca kullanılabilecek bu ruj bence tam bir joker! Makyaj masanızdan öte, günlük kullandığınız çantanın bir parçası olacağına inanıyorum çünkü ben aldığım günden beri çantamdan çıkarmadım :) Fiyatı 55 TL, online olarak bu linkten de satın alabilirsiniz. Sizin favori MAC rujunuz hangisi? Önerileriniz varsa bekliyorum :) Sevgiler...

As you know, I love MAC! Especially, I really love its lipsticks. My latest favourite shade is Brick-O-La! I explored it via one of my lovely office friends. It's really ready-to-go shade! You can use it daily for office or just for a special occasion. And its creamy, soft texture preparess a really easy lipstick experience for you! It's a joker option and if you buy it I'm sure that you will always carry it in your bag, not in your vanity :) What's your favourite MAC lipstick shade? Waiting your advices, with love!

-Z-








31 12 2014

Best Of 2014 Moments in My Life


Merhaba! 2014'ü geride bırakırken yıl içinde neler yapmışım diye biraz arşivi kurcaladım. Fotoğrafların bazıları çok eski bazıları çok yeni gibi gelse de hepsi 2014'e ait :) Genel hatlarıyla güzel ve dolu bir yıl geçirmişim, sizinle de benim için 2014' damgasını vuran olayları üşenmeyip kolajladım ve paylaşmak istedim. İlk kolaj tabi ki 2014'ün en sevdiğim stil postlarından oluşuyor :) Bir sürü markayla yapılan işbirlikleri, yeri gelip donarak hasta olma pahasına zorlu şartlarda yapılan çekimler, Fotoğraflarımı çeken Dağcan'la geçirilen eğlenceli dakikalar, bazen tripler, tartışmalar, ama daha çok kahkahalar.. :))) Post çekerken bir yandan ağaçlardan toplanan kırmızı erikler, bir yandan sevilen kediler, çekime eşlik eden müzikle sokağın ortasında edilen danslar, insanlardan alınan garip tepkiler, anneden gelen "Kızım böyle üşümeyecek misin!?"ler, Dağcan'la "Acaba bu sefer nerede çekim yapsak?" deyip sonrasında klasik doğal stüdyomuza gitmeler.. Post çekimi üzerine içilen kahveler, yenilen yemekler.. Işığı yakalamak için erken kalkmalar, güneşi kaçırmamak için koşmalar :) "Hangi ara bu postları çekiyorsun, nasıl vakit buluyorsun ve blog nasıl gidiyor?" sorusuna verilen cevaplar.. Bütün bunlar bu yıl içinde belki 100 kez yaşanmıştır :)


Stil postlarının yanında bu yıl bir sürü güzellik, bakım, makyaj postu da paylaşmışım. Hatta blogun sağ tarafındaki en çok okunanlar kısmına bakarsanız makyaj ve güzellik postlarımın stil postlarımdan daha çok sevildiğini bile görebilirsiniz. Bu yüzden 2015 için karar alıyorum, makyaj postlarımı artıracağım. Bunun yanında şu tarz postlar yapsan ne güzel olur aslında dediğiniz fikirleriniz varsa yorum bırakın, mutlaka değerlendiririm :) Açıkçası makyaj postlarını hazırlamak stil postuna göre hem daha kolay hem daha zor. Fotoğrafları kendim çekebiliyor olmam avantaj sağlarken, ışık çok daha önemli.. Çektiğiniz açı, mesafe çok önemli ve kendi kendinize bunu yakalamanız hiç kolay değil. O yüzden 15 deneme fotoğraftan ancak 1 tane uygun fotoğraf elde edilebiliyor. Uygulamayı en kusursuz şekilde yapmak için verilen çaba da ayrı tabi :) Bu yıl en çok okunan postum "Kaş Rengi Birkaç Ton Nasıl Açılır?" olmuş mesela :) Yazarken bu postun bu kadar ilgi görebileceğini düşünmemiştim. Bu durumun şerefine o postun linkini burada tekrar paylaşıyorum :)


Üçüncü kolajım 2014 ile ilgili bir ortaya karma ve en'ler..En severek katıldığım ve verdikleri emeğe bayıldığım lansmanlar GAP, Orkid, Solenne, Armani, Nuxe ve Essence lansmanlarıydı diyebilirim. Yediğim en güzel yemek ve tatlı The Grand Tarabya'daki R.E.A.D. cafedeydi. Hatta gittiğim en güzel otel de yine The Grand Tarabya'ydı diyebilirim. Bunun yanında Güral Sapanca'nın da hakkını yiyemem. Şehirden uzaklaşmak istediğiniz anda doğanın içinde, harika spasıyla süper bir alternatifti. Bunun dışında bu yıl Fabrika, Bonprix ve Uzman TV ile yaptığımız işbirliklerini çok sevdim. Bu yıl belki 100'den fazla marka işbirliği yaptım ama bunlar benim için daha özeldi :) Bu yıl geçen sekiz yıla nazaran Vefa Lisesi'ndeki yatakhane arkadaşlarımla daha çok vakit geçirme şansı yakaladım ve bu muhteşem oldu, Hatta bu yıl ilk defa lisenin boza gününe katıldım ve tabi ki kızlarla yaşanan Çanakkale maceraları unutulamaz! Son altı aydır Amerika'da olduğu için inanılmaz özlediğim bebeğim Zuhal'im bu yıl nişanlandı, canım Gülse'cim ve Sena'cım evlendi. Sonay'ım ve Ceren'imle bir sürü güzel vakit geçirdik. Bunun dışında hukuk büromu kapattım ve Michael Page'de çalışmaya başladım. Keyifli bir işin yanı sıra inanılmaz tatlı bir sürü arkadaşa sahip oldum. Kardeşim Dağcan bu sene üniversiten mezun oldu ve yılın son günlerinde bir grafik tasarım ajansında işe başladı. Çok şükür sağlığımız da yerinde, böyle bakınca aslında 2014 hiç de fena geçmemiş.


Bu yılın en keyifli günleri tabi ki Yunanistan'da geçti. Yeni yerler görmeye ve yeni kültürler keşfetmeye bayılan ben annem ve kardeşimle çıktık bu maceraya. Atina, Mikanos, Santorini kapsayan cruise gezimiz o kadar keyifliydi ki, ben değil kolajdaki fotoğraflar konuşsun :)


Veee bu yıl geçen yıllara göre çok daha sporla dolu dolu geçti. Belki de artık bir spor salonuna üye olduğum içindir, çok daha düzenli şekilde devam edip motive olabiliyorum. Evde cardio yapmak çok zordu, salonda hem cardio, hem pilates, hem yoga egzersizlerimi yapabiliyorum. Özellikle grup dersleri inanılmaz faydalı oluyor ve çok seviyorum. Hatta bu postu bitirince yetişebilirsem Yoga'ya gideceğim :) 


Ve son olarak 2014'e damgasını vuran benden çok annem Candan Uluğ oldu. Ressam anneciğim, bu sene ilk kişisel sergisi "Gün Işığı"nı açtı ve birçok karma sergide yer aldı. Hatta kendisi de bir serginin küratörlüğünü yaptı. Bunun yanında hazırladığı özel koleksiyon çalışmalarıyla, aldığı siparişlerle, sattığı resimlerle, hakkında yapılan muhteşem haberlerle harika bir yıl geçirdi. Benden duymuş olmayın, kendisinin yakında bir de Paris'te sergi planı var :) Onunla gurur duymamak mümkün değil, eminim 2015 onun için daha da muhteşem bir yıl olacak ve yine hepimizi beşe katlayacak :))) 

İşte benim 2014'üm böyle, 2015'te de başınızdan eksik olmamayı planlıyorum. Hem blogdaki hem instagramdaki (@zumracelik) desteğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Bu yıl siz geriye dönüp baktığınızda neler görüyor, kimleri hatırlıyor, kimleri kucaklıyor, kimlerle vedalaşıyorsunuz? :)

Sizi seviyorum! Ve harika bir 2015 diliyorum, bütün dilekleriniz gerçek olsun!
-Z-

29 12 2014

Black Lace Dress


Birkaç hafta önce annemin ilk kişisel resim sergisi "Gün Işığı"nın açılış kokteylinde giydiğim elbiseyi ancak paylaşabiliyorum. Sergiye bir gün kala ne giyeceğimi şaşırmış ve strese girmişken umutsuzca bir alışveriş merkezinin yolunu tutmuştum. Oldukça kısıtlı bir vaktim vardı ve birkaç mağazaya girdikten sonra tam vazgeçip evdeki elbiselerden birini giymeye karar vermek üzereyken Koton'da bu elbise çıktı karşıma. Hem rengini hem modelini hem de fiyatını çok sevdim. Hiç düşünmeden aldım :) Bu aralar uğrarsanız hala vardır mağazalarda bence.. Ve tabi ki bu özel gün için saçlarımı emanet ettiğim, artık kuaförümden çok arkadaşım dediğim SSM Kuaför'den Selçuk'a da çok teşekkür ederim. Elbisenin sırt dekoltesi sebebiyle saçlarımı toplamak zorundaydım ve Selçuk en doğalından, en salaşından, tam istediğim gibi bir topuz yaptı bana. Oldukça doğal olan makyajımı ise her zamanki gibi kendim yaptım. Ee beğendiniz mi elbisemi ve arka planda görünen annemin resimlerini? :) 

Yorumlarınızı bekliyorum :)

Elbise / Dress : Koton
Ayakkabı / Heels : Zara
Bileklik / Bracelet : H&M,
Saç / HairDresser: SSM

-Z-
















25 12 2014

Black Christmas!


Havalar yeterince soğuduysa siyahlara bürünmemek için bir sebebim kalmadı demektir. Kışın en çok derileri ve koyu tonları severim. Ve tabi ki kırmızı ruju! Yazın kendisini pembelerle aldattığım kırmızı rujumla her kış barışmayı görev bilirim :) Siyah deri ceketim Fabrika'nın yeni sezonundan, elbisem Bonprix'den (kendisinin kalıbı muhteşem, hemen bir tane sipariş etmelisiniz!) Ayrıca bu edlbiseyi önü açık da giyebiliyorsunuz ve mesela akşam öyle giymek çok daha çekici, nasıl derseniz buraya tıklayıp görebilirsiniz ve süper rahat botlarım Oasap'tan.. Taba ve bej rengi de var hatta. Uzun zamandır böyle bir bot istiyordum ancak kendisi bana birazcık küçük geldi. 38 numara bir talibi varsa benimle iletişime geçebilir :) Sizin kış favorileriniz neler? Yılbaşı planları yapıldı mı? Biraz da siz anlatın, bu ara hep ben konuşuyorum :))) Sevgiler!

Elbise / Dress : Bonprix.com.tr Buraya Tıklayın
Botlar / Booties : Oasap.com Buraya Tıklayın
Ceket / Jacket : Fabrika
Bileklik / Bracelet : Armani
Ruj / Lipstick: Sephora Long Lasting

-Z-
















Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...