28.09.2011

Me.Sea.Flowers.Blue.


Yazın son anlarını değerlendirmek adına geçenlerde ailece Yeşilköy'e gidip biraz deniz havası alalım dedik. Mavi insanı gerçekten dinlendiriyor. Sanırım bundan sonra epey bir süre straplez giyemeyeceğim :) O yüzden bu çiçekli güzelliği son bir kez daha giymek istedim. Nasıl olmuş?

Fotoğraflar "görsel algı üstadı" annem tarafından çekildi :) Kendisinin gölgesini aşağıda görebilirsiniz. Bkz. Aşağıdaki 5. fotoğraf :) Ayrıca bize eşlik eden ve peşimden koşan tatlı horoz! Seni de unutmadım! :) Bkz. Aşağıdaki 12. fotoğraf.. Bu kombinimde kullandığım ürünlere gelince.. Straplez Bluzum Pull&Bear, Etek South Blue, Küpeler tatlı teyzemin hediyesi, ayakkabı Zara, Çanta Sisley, yüzük Topshop, kolye H&M ve Bilezik Accessorize.. Tek nefeste söyledim hepsini :))

Bu arada birkaç gün önce Herry'den yüklü bir alışveriş yaptım, aldıklarımın çoğu kışlık parçalar.. Sorun şu ki, gardırobum bu sıralar panayır alanı gibi, güzelce derlenmeye toplanmaya, hatta daha kullanışlı hale getirilmeye ihtiyacı var. Önümüzdeki haftasonu bir günümü bu işe ayırmam gerek, yoksa kapının üzerine asılan montlar yüzünden evde sorun çıkabilir :) Ayrıca Pazar günü İstanbul Design Week için P&G'ın davetiyle Eski Galata Kulesi'nde olacağım. Zaten haftasonu İstanbul Design Week'e giderek o harika tasarımları görme hayalim vardı, bu da üstüne süper oldu :) Yorumlarınızı bekliyorummm, öpüyorumm!

******************************************

We just wanted to live the last moments of summer and went to seaside.. Blue is a really relaxing colour for me.. I think, I won't be able to wear strapless blouses for a long time.. So I wanted to wear this cutty one more time :)

The photos has captured by my 'visual view monster' mother :) You can see her shadow below..  See: The 5. photo below :)  And the rooster who was following me there! I didn't forget you!  See: The 12. photo below.. And the products I used for this combine: Blouse Pull&Bear, Skirt: South Blue, Earrings: Present from sweet aunt, shoes Zara, bag Sisley, ring Topshop, necklace H&M and bracelet  Accessorize.. Phew! I told them in one breathe :)

By the way, I had a huge shopping from Herry in last days, most of them for winter.. But there is a problem, I can't find a place to put them in my closet.. It's like a fairground.. It really needs to be gathered.. I have to allow one day of the weekend for this job.. Because the coats I hanged up on my room's door will be a issue in house(!) But, I think it won't be so easy, to tidy them, because I had invited to İstanbul Design Week by P&G Team.. It was a good new for me, because I already want to go there this weekend.. :) Waiting your comments!! Kiss you!














25.09.2011

İFW 2011'den Kareler ve Yorumlar


Biliyorum, bu postu çoooktan yapmış olmam gerekirdi, ancak o kadar yoğun bir dönemdeyim ki anca hazır olabildi.. Daha da elimde binlerce fotoğraf var yayınlanmayı bekleyen.. İdare edin :) Hem herkes yazacağını yazdı artık IFW ile ilgili, bitti diye üzülenlere gelsin bu post, IFW ruhunu bir kez daha yaşamak isteyenler için, benim objektifimden.. Öncelikle haftaiçi çalıştığım için IFW'nin son iki günü canlı katılımda bulunabildim. Özellikle son gün, neredeyse IFW çadırı evim oldu diyebilirim. Bir defile bitiyor, diğeri başlıyor, birinin çıkışı birinin girişi derken değil oturmaya, yemek yemeye bile pek fırsat bulamadım. Ne zamanki bütün defileler bitti o zaman açlığım ve ayaklarımın acısı baş gösterdi :) Topuklu giymemekle çok doğru bir karar vermişim! Hemen üstteki ve alttaki fotoğraf IFW'nin üçüncü günü Hatice Gökçe defilesine katıldığım sıralarda çekildi. Merak edenler için, puantiyeli saten pembe eteğim Fabrika'dan.. Fotoğraflarla birlikte anlatmaya devam ediyorum:

Defileler oldukça kalabalıktı, giriş çıkışlardaki davetiye denetimi ise son gün artık iyice kontrolden çıktı, her isteyen girebiliyor hale geldi. :) Defileleri izlemek çok keyifliydi, bir sürü fotoğraf çektim, ancak çektiğim fotoğrafları burada paylaşmayacağım çünkü IFW'nin resmi sponsorlarından Markafoni'nin blogunda bütün fotoğrafları bulabilirsiniz :) Ben sadece çok beğendiğim birkaç tane fotoğraf ekliyorum defilelere ait..


En güzel şeylerden biri de, sizinle aynı amaçla orada bulunan birçok modaseverle aynı havayı solumak, birlikte beklemek, görüşleri paylaşmak, yeni insanlarla tanışmak, poz vermek :) Ancak bu sefer TRT'nin otoparkında kurulan çadırda yer alan IFW'de dinlenme mekanı konusunda açık bir başarısızlık vardı. Gördüğünüz merdivenlerin dışında herhangi bir alan yoktu, ancak Odakule'nin dibinde olmak ve iki adımda kendimi İstiklal'de bulmam bu sorunu halletti :)


IFW'ye katılan insanlar stilleri ile oldukça dikkat çekti, İstanbul Sokak Modası yeniden yazıldı diyebilirim. Çok başarılı stiller, muhteşem ayakkabılar, kolyeler gördüm, ilham almak için de göz ziyafeti için de birebirdi. Ancak gözümüzü yoran, kendine güldüren tipler de yok değildi :) Ama olmazsa da olmaz! Onlar da iyi ki vardı :))


Benim katılma fırsatı bulduğum defileler: Hatice Gökçe, Deniz Kaprol, Rana - Berna Canok, Tuvana Büyükçınar ve Gamze Saraçoğlu idi. Açıkçası hepsi de birbirinden başarılıydı. Hatice Gökçe'nin origamik katlamalı beyaz elbiselerini çok sevdim, ancak koleksiyonun geri kalanı pek bana hitap etmedi :)


Deniz Kaprol, konsept  olarak en ilgi çeken defileydi. Başta yayınlanan kısa film bambaşka bir hava verdi. Zaten yukarıdaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi, defile boyunca podyumun ortasındaki bir kafeste uyuyan bir erkek model fikri bile oldukça ilginçti. Ve sergilenen takılar harikaydı..


IFW molalarında tatlı arkadaşım Demet ve bitanecik Dağcan yanımdaydı.. İkisini de öpüyorum!!! :*



Dağıtılan IFW Bültenleri ve S. Pellegrino'lar da keyfimizi yerine getirdi




IFW'ye gerçekten ilgi büyükü ve salon oldukça doluydu.. Yani çadır desem daha doğru olur :) Bazı defilelerde müziğin sesi fazla yüksek olmakla birlikte, yer yer ezilme tehlikeleri de yaşandı :)



Bu çooook tatlı ufaklık ise Louis Vouitton çantanın içinde çoktaaaan moda dünyasına hızlı bir giriş yapmış bile.. Kuşkusuz defileleri izlemeye gelen en trendy şahıs oydu.. Ünlülerden daha çok fotoğrafı çekildi :)


Rana - Berna Canok defilesi rengarenk ve çok parlaktı. Birçoğu günlük hayata kolaylıkla adapte edilebilip giyilebilir olan tasarımlardan sırt kesimini beğendiğim bir tanesi yukarıda...


Gönül Yazar da çok şıktı, değinmeden geçemem, kusura bakmayın, o bir taş bebek :)


Rana - Berna Canok kardeşler defile bitiminde bizleri selamlarken...


Kardeşler gerçekten renkleri, kumaşları çok iyi kullanıp kombinlemişler. Özellikle su yeşili şifonlar favorilerimden.. Final geçişinden bir sahne..


Fotoğraf biraz bulanık olsa da bu sırtı görmeniz gerek diy düşünüyorum... :)


Çağla Şıkel kesinlikle podyumu en dolduran, en ilgi toplayan, en kendinden emin modeldi.. Giydiği herşeyi çok başarılı taşıdığı herkesin ortak fikri oldu. Yukarıdaki kare, Tuvana Büyükçınar Defilesinden.. 'Şeker İlavesiz' ismi koleksiyonuna cuk oturmuş, çünkü zaten tasarımlar, desenler, renkle o kadar şekerdi ki, bu bir çay-kahve olsa, asla şeker eklemeye gerek duymazdınız :)


Uçuşan kumaşlar ve şeker pastel renkler beni kalbimden vurdu. Zaten kendini bildi bileli bir Tuvana Büyükçınar ve A46 hastası olan ben, kesinlikle en çok bu defilede mutlu oldum :)


Fazla söze gerek yok, yukarıdaki elbisenin renlerinde, deseninde, drapesinde, kumaşında, kesiminde bir kusur varsa siz söyleyin.. Bence 4/4lük...


Ve Çağla Şıkel Tuvana Büyükçınar'ın finalini bu elbiseyle yapar...


IFW ünlü isimler tarafından da büyük ilgi gördü, kimleri kimleri gördüm tek tek sayamayacağım, sadece stili hoşuma gidenlerin fotoğraflarını ekliyorum :) Gül Gölge boyu ve düzgün fiziğiyle birçok modele taş çıkartırken, harika elbisesiyle de ortalıkta salındı :)


Herşey iyi güzel hoştu da, kimsenin pek bahsetmek istemediği IFW'nin olumsuz yüzü, kapılarda girişler biraz izdiham yarattı... Nedense tasarımlar son hızla ilerlerken, organizasyonun bu yıl biraz gerilediğini hissediyorum. Mekan seçimi ve girişler çok başarılı değildi. İtü Taşkışla'yı özledim gerçekten..



IFW ile ilgili fotoğrafları ve dahasını, hatta birçok güncellememi Lunapark Queen Facebook Sayfamda paylaşıyorum. Buraya tıklayarak sayfaya ulaşabilirsiniz. Takibe almanızı da şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü birçok güncellemeyi, çok daha pratik olduğu için oradan yapacağım.


Tuğçe Kazaz ise Gamze Saraçoğlu defilesini izlemeye gelen isimler arasındaydı. Pürrr dikkat izledi :)



Gamze Saraçoğlu defilesinde izlemek için konumlandığımız yer gerçekten ilginçti ve defilenin arka planına da tanıklık etmemizi sağladı. Önce çok kenarda kaldık yaa diye söylenirken, bu durumu farketmem, deklanşöre heyecanla birsürüüü basmamı sağladı :) Modellerin tam backstaje'den çıkış ve sıralarının gelmesini bekleyiş için bulundukları yer karşımdaydı. Podyuma çıkmadan önce son halleri hiç tahmin edemeyeceğim kadar heyecanlıydı. Özellikle Didem Soydan, bayılacak zannettim, elini kalbine koyup, üst üste kaç tane dua okudu bilmiyorum. Yukarıda Selma Ergeç'i görüyorsunuz, kendisine 10 yıldır hayranım :) Evet evet siz Hatice Sultan olarak biliyorsunuz :)


Sema Şimşek de podyuma çıkmadan önce son bakışı Selma Ergeç gibi benim objektifime mi atmış yoksa bana mı öyle geliyor? :)


Didem Soydan, elbiseyi taşıma provalarında.. Son anlar sonuçta :)


Selda Car geliyor :) Bu arada şimdi fark ediyorum da defile hardal, kırmızı, siyah ve beyaz tnların ağırlığındaydı ve neredeyse her tondan bir fotoğraf eklemişim. Gamze Saraçoğlu katıldığım defileler arasında en çok dikkat çekeniydi. Ayrıca genel bir izlenim olarak, IFW'de öne çıkan renkleri de hatırlatmak isterim. Öncelikle Beyaz.. Bütüüüün defilelerde baştacı Beyaz'dı.. Artık siz mesajı alın :) Ondan sonra lame ve dorelerin beyazla kullanımı, metalik efektler çok yaygın kullanılmıştı. Bunların dışında, hardal, kırmızı, siyah, ve tüm pastel renkler de ön çıktı. Önümüzdeki sezon için aklınızda bulunsun.


IFW'den geriye elimde bir sürü bülten, davetiye, giriş kartı kaldı.. Ben de bunlardan canlı bir kolaj hazırladım. Post yapmayalı uzun bir zaman olduğu için bu sefer uzzzuuun bir post hazırladım size, umarım okurken keyif almışsınızdır ve kendinizi benimle birlikte IFW'de hissedebilmişsinizdir. Bir sonraki IFW'yi bekleme zamanı şimdi :) Yorumlarınızı bekliyorum! Herkese güzel bir hafta diliyorum!


As you know, I had attended İstanbul Fashion Week in last weeks.. It was really enjoyable and funny for me.. My sweet friend Demet and my cute brother Dağcan were with me.. I really loved all the designs.. I had attended the runways of Hatice Gökçe, Deniz Kaprol, Rana-Berna Canok and Gamze Saraçoğlu. I think, Turkey has one of the best fashion weeks from now.. Our designers were really talented. Especially, I loved Tuvana Büyükçınar's and Gamze Saraçoğlu's designs. But Deniz Kaprol had the best concept, with a man was sleeping on runway during the show :) You can see what I worn above.. First day, I prefered a satin pink dots skirts, and second day, blue was my colour :) I hope you'll like it. After the shows, I had lots of invitations, entrance cards, Ifw newspapers.. So I made a collage for you from them, you can see the photo of it above.. And I advice you too follow me on my Lunapark Queen Facebook Fan Page, by clicking this link.. Because I also add photos there too and I will often update you from there too, because it's so practical than blogger :) So, I hope you liked this post after a long break.. I was really hectic with work, it's not easy to being a blogger&lawyer :) Forgive me :* I'm looking forward your comments, sweeties!! :) xoxo

19.09.2011

What Happened at FNO 2011 in İstinye Park?

 
Bildiğiniz gibi 15 Eylül akşamı Vogue'un bu yıl Türkiye'de 2. kez düzenlediği çılgın alışveriş partisi Fashion's Night Out'taydım. Ben son anda verdiğim bir kararla İstinye Park'a gittim. Gerçekten gece 12'ye kadar süper kalabalık ve şık insanlarla dolu bir alışveriş merkezinde olmak değişik bir deneyimdi. :) Anlatmaya kendi çektiğim fotoğraflarla devam etmek istiyorum. Mesela bu yukarıdaki renkli model Peni için hazırlanmış özel bir tasarım :)
 

Boyner FNO'ya özel çok renkli ve enerjik bir vitrin tasarımı yapmıştı. Hem boyutlu olması hem de dikkat çekiciliği benden tam not aldı :) Hemen yukarıdaki ve hemen aşağıdaki fotoğrafta vitrinin değişik açılarını görebilirsiniz. Ayrıca Boyner'in önünde gramofon çalan yetenekli smokinleye de selam edelim buradan :)


İstanbul'un göbeğinde FNO için bir sonbahar defilesi hazırlamış Boyner :)


Vakit geçirmekten en keyif aldığım, hatta fotoğraf çektirip bir de üstüne rimel kazandığım stand: Clinique! Zaten her zaman anti alerjik parfümsüz ürünleriyle ve pembe pastel renkleriyle kalbimi çalan Clinique yine yaptı yapacağını.. Gözlükler, maskeler, şapkalar çok tatlıydı, fotoğrafsız olmazzzdı :))


Maske demişken, İstinye Park FNO'da alışveriş merkezince maskeler dağıtıldı ve belli bir saatten sonra neredeyse herkes içeride maske ile dolaşmaya başladı.. Kocamaan bir maskeli balo.. :) Çok gizemli ve keyifliydi :)


Ne kadar şeker değil mi? Ben bu standı yerim yerim! :) Aynısının uçuk sarısı, uçuk mavisi ve uçuk yeşili de vardı :) Odama götürmek istedim bu pembe masa, sandalye ve arkadaki ince tülleri.. Çok teklif ettim, benimle gel dedim, nitekim reddedildim :)


İstinye Park o akşam gerçekten çoook ama çook kalabalıktı.. Hele ünlü bir misafirin ağırlanacağı mağazalarda neredeyse izdiham yaşandı diyebilirim. Mesela Batik'in önündeki bu kalabalık Ayşe Arman için.. En büyük kalabalık ise genç kızlardan ve çığlıklarından oluşuyordu, Ramsey'in önündeydi ve içeride Çağatay Ulusoy vardı, hani bizim Feriha'nnki.. :) Kapıdan her eli görüldüğünde çığlıklar tavan yapıyordu :)))


Vee vee vee.. İstinye Park'ı seçmemin en önemli etkenlerinden biri! Superstar Ajda Pekkan! Twist'teydi.. Yine büyük bir kalabalık vardı.. :) Ben de bir süreliğine parçasıydım hatta o kalabalığın :) Kendisi benim için idol kıvamındadır :) Üzerindeki mor bluz ne kadar güzeldi! Kendisi ise gerçekten bebek gibiydi gözümüzü alamadık.. O benim için hep 18 yaşında :)


Vogue'un geceye özel, görsel olarak doyurucu güzel kolajı :)


Ee FNO'ya gelinir de alışverişsiz dönülür mü? Geceye özel tasarlanan FNO tişörtlerinden alındı! Check! :) Onu jeanlerimle kombinlemek için sabırsızlanıyorum :)


Ve Batik'te Ayşe Arman imza dağıtıyordu.. Ama keşke siyahlara bürünmeseydi :)


Boydan bir Ayşe Arman :)


Adil Işık Mağazasında ise markanın yüzü Özge Ulusoy, mağazadan alışveriş yapmış olan hayranlarıyla fotoğraf çektiriyordu. Fotoğrafları ise başarılı fotoğrafçı Lara Sayılgan çekiyordu. O yüzden dışarıdan fotoğraf çekilmesi yasaktı, bu da neden bu başarısız fotoğrafla idare etmek durumunda kaldığınızın açıklaması :) Turuncu straplez bluz ve lacivert dar jean ile Özge'nin müthiş fiziğinden kimse gözünü alamadı :) Ayrıca kendisi oldukça sempatik ve mütevazı :)


Body Shop'ın balonlarını da giysi kombinime ekledim :)


Eda Taşpınar da FNO'yu yaşamak için İstinye Park'ı tercih edenlerdendi. Kendisiyle Calzedionia'da karşılaştık. Nasıl bu kadar güzel bacakları olduğunu soran hayranlarını sabır ve tatlılıkla cevaplıyordu :)) Bu arada gerçekten düşündüğümden daha iri ve uzunmuş :) Oldukça da havalı.. Ancak bütün yüzü güneş lekesi dolu.. Zaten bu ten rengi ile dört mevsim dolaşmanın bir bedeli olması gerek.. Değil mi değil mi? :)


Dağcan da DKNY'nin İran'lı modeli Şehrazad'ın yanında aldı soluğu.. Ama hak verdim :))


FNO ile ilgili en sevdiğim şeylerden biri kesinlikle vitrinlerdeki canlı modellerdi! Özellikle Benetton'ınkiler Blair Waldorf tadında ve çok sevimliydiler :) Önce topuklu ayakkabılarla başladılar, ama 5 6 saat vitrinde takılmak kolay iş değil, sonra babete geçtiler.. :)



Sephora'da makyaj uygulamaları ve hediye çarkı vardı.. Bu da gözümüz gönlümüz açılsın diye görsel şölen :)


FNO'da gördüğüm en başarılı tarzlardan birine sahip olan bu hanım kızımız günler öncesinden aldığı Zeynep Tosun tasarımı FNO tişörtünü kesmiş biçmiş elbisesiyle kombinlemiş, koluna da FNO çantasını takmış gelmiş.. Ben çok sevdim, helal olsun diyorum :)


MAC'te de 'MAC ME OVER!' sloganlı ücretsiz profesyonel makyaj uygulaması ve ardından fotoğraf çekimi vardı, gerçekten güzel işler çıktı :) Ben makyajıma kıyamadım ve yaptırmadım! :O


İstinye Park'ta Fun Centre'ın girişi fotoğraf çektirmek için güzeldi :) Bir tane ben'le başedemezken, üç tane ben'e ne dersiniz acaba? :)


Makyajıma kıyamadım dedim ya, haksız mıyım? Nasıl olmuşşş? :))) Allık ve fondöten: MAC, Ruj: Body Shop, Dudak kalemi ve Eye Liner: Sephora, Göz kalemi: Bourjous Rimel: Max Factor..


Bunlar da Vogue'un sitesinde yayınlanan fotoğraflarımız. Vogue.com.tr'ye tekrar teşekkürler! :) Yukarıdaki gece için Dağcan'ın tercihi.. Bence gecenin jönlerindendi :)


Bu da benim seçimim.. Gömlek: H&M, Şort:Mango, Kurdeleli Bilezik: Çok sevdiğim kıymetli bileziğimi, Berlin Potzdam'daki kraliyet sarayından, kraliyet mücevherlerinin imitasyonları sergisinden almıştım, o yüzden pamuklara sararım kendisini :) Bir prensesle aynı mücevhere sahip olmak, biraz da olsa bir prenses gibi hissetmenizi sağlıyor :))

İşte böööyleee.. Umarım FNO'ya katılmadıysanız bile benimle birlikte katılmış kadar olmuşsunuzdur.. Bir sonraki postta görüşmek üzere, kendinize iyi bakııın! :))

-------------------------------------------

There was Vogue Fashion's Night Out on 15th of September in İstanbul, Turkey! It was located in three different places and I chose İstinye Park Shopping Mall.. It was really colourful and awesome event, so nice to being in a shopping mall with a huge crowd at 00:00 :) There were lots of celebrities, events, contests, treats, make ups :) And I liked he windows and live models most :)  You can see the photos above.. I hope you'll like it! I went there with my sweet brother, Dağcan.. And he was one of the most handsome boys there :) And what did I wear? :) H&M Shirt, Mango shorts, Steve Madden flats and Guess bag.. My bracelet is so speacial for me.. I bought it from a Royal Palace in Potzdam, Berlin.. It was a part of Royal Family's jevels.. But it was imitation of it and in a exhibiton :) Nice to have a jevel like a real princess :)

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...