13.02.2012

IFW 2012 #The report from my eyes...


Tasarımcıların ve markaların 2013 Fall/Winter koleksiyonlarının sergilendiği IFW'yi geride bırakmış bulunuyoruz. Ben ilk iki günün defilelerine katıldım, üçüncü gün iş sebebiyle, dördüncü gün ise pek motivasyonum kalmadığı için katılamadım. Ama katıldığım süreçte sizler için bol bol fotoğraf çektim. Pc'de milyon sayıda fotoğraf var ancak seçtiğim 55 taneyi düzenleyip Facebook sayfamda albüm yaptım, albüme buradan ulaşabilirsiniz. Üzerinde konuşmak istediğim 13 taneyi de buraya aldım. :) Bu arada fotoğrafların tamamı benim tarafımdan çekildi (içinde benim olduklarım hariç tabii :)) ve kaynak gösterilmeden kullanılmasın lütfen :) O zaman hadi başlayalım. İlk fotoğrafta da gördüğünüz gibi Didem Soydan defilelerin en göze çarpan modellerindendi. Neredeyse her defilede gördük kendisini, ama hiç sıkılmadık, gerçekten bakışıyla duruşuyla takdire şayandı. Benim beğenimi kazanan diğer modeller ise Selda Car, Selma Ergeç ve tabii ki Tülin Şahin'di. Ana Beatriz Barros ise adL'nin sürpriz modeliydi. Ancak kendisinden çok selülitleri konuşulmuş olsa da bana yüzü yeter :) Eğer O bir kadınsa, diğer modeller erkekti diyorum, net :) Ayrıca bundan sonra selülit olur diye çayı kahveyi kolayı kendime kısıtlamayı da bırakıyorum. Bir Victioria's Secret meleğinin kanatlarının altında bile selülit varsa, biz ne için çabalıyoruz ki :)


Podyum bu yıl geçen sezondan daha kısa diye bir duyum aldım! Aaa inanamıyorum nasıl olur :) Herşeyin "en büyüğünü" seven bir toplum olduğumuz için çok şaşırdım, daha da uzar diye beklemiştim bu sezon. Biliyorsunuz Avrupa'nın en büyük Adalet Sarayı da ikinci en büyük alışveriş merkezi de bizde :) Büyüdükçe anlamlanıyor çünkü(!) Basın ordusu podyum karşısında her zamanki yerini almıştı. Defile öncesi ve sonrası ise  daha çok ünlü ya da yarı ünlü şahsiyetlerin etrafında öbekleşiyorlardı. 


Ünlü demişken, gerçekten çok fazla magazinsel sima IFW'ye akın etmişti. Demet Akalın (çok zarif görünüyordu) ve erkek arkadaşı, Burcu Esmersoy (çok şık olmasa da evet abartıldığı kadar güzeldi) , Keremcem (yine şık yine efendiydi), Eda Taşpınar (sempatikti), Deniz Berdan (sıcak ve güleryüzlüydü), Siren Ertan (minyon ama çok sevimli ve şıktı), Gül Gölge (Eylül'e göre inanılmaz değişmişti, sanki yaşlanmış gibiydi, yüzünde de çok ağır rengarenk bir makyaj vardı), Ebru Akel (Yakın arkadaşı Tuvana Büyükçınar'ın defilesini izlemeye gelmişti, çok şık çok zarifti), Naz Elmas (sıfır makyaj ile kafasına kasket geçirip gelmişti, özensizdi), Tuğçe Kazaz (O da aynı Naz Elmas tarzıydı) bla bla bla.. Herkes oradaydı kısacası.. Saydığım isimlerin ve dahasının fotoğrafları Facebook sayfamdaki albümde mevcut :)


Burcu Esmersoy stil danışmanı Mert Aslan ile birlikte gelmişti. Hatırlarsanız Elle Style Awards'ı da birlikte sunmuşlardı. Dediğim gibi üstüne düz beyaz tişörtü geçirip gelmiş, keşke biraz daha özenseymiş demek istiyorum ama o kadar güzel ki, yetmiş :)


Yukarıda Selda Car'ı görüyoruz. Gerçekten yine kuğu gibiydi kendisi. Defilelerden bahsedecek olursak, ben Gamze Saraçoğlu, Tuvana Büyükçınar, Karma 1, Simay Bülbül ve Özlem Kaya defilelerini canlı olarak izledim. Hepsi oldukça güzeldi ama özellikle aklımda kalanlar Karma 1'de yer alan Tuba Benian, dönem kostümlerini içeren ciddiyet parodisi ile Tuvana Büyükçınar ve ilk Türk Dünya Güzellik Kraliçesi Keriman Halis Ece'ye ithaf ettiği "Ece" koleksiyonuyla Simay Bülbül oldu. Konuklar için hazırlanmış minik "Ece" ajandaları ise çok şeker bir hediyeydi. Tuvana Büyükçınar doğum yaptığı için izleyicileri selamlamaya gelemedi ancak aynı Dior defilesindeki gibi tüm ekip çıkıp "tasarımcı doğum izninde" mesajlı tiörtleriyle izleyenleri selamladı. Ayrıca ilk gün girişte misafirlere Sena Çevik tarafından tasarlanmış IFW çantaları dağıtıldı. 


Sokak modası demeyin, yarayan kanamız :))) Bence bu konuda en başarılı kitle kesinlikle bloggerlardı. Aşırıya kaçmadan farklı olmayı başarabilen bir sürü isim vardı. Ancak bazı teyzeler, ah o teyzeler.. Herkes yukarıdaki ikiliyi konuştu, yorumsuz :)


Tam karşıma düşen bu grupta ise gözlerimi Botox ve estetik hatalarından ayıramadığım için defileye konsantre olmakta zorlandım :)) Ayrıca gerçekten anlamıyorum, bizde şık olmak denilince illa işin içine "abiye, fantezi ve hafif kıro bir ruh" giriyor. Olmuyor olmuyor... İki gündür NYFW fotoğraflarına bakıyorum. Hiç böyle şeyler yok, üzülüyorum :)


Gelelim organizasyona... Şimdiye kadar yapılmış bütün IFW'lere katılmış biri olarak söylüyorum ki, bu içlerinde en iyilerden biriydi. Sırayla hatırlayalım, ilk IFW İTÜ Taşkışla binasında yapılmıştı, yaz sezonuydu. Güzel bahçeler içinde, ayrı showroom ve dinlenme alanlarıyla gerçekten ilk için oldukça başarılıydı. İlki böyleyse bundan sonrakiler tadından yenmez diye düşünmüştüm ancak yanılmışım. Ki o dönem Kız Kulesi'nde bile defile yapılmıştı, Dağcan katılıp muazzam olduğunu söylemişti. Daha sonra Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul'da yapıldı. Bence felaketti. Dış kapıdan defile mekanına bile ancak servisle gidiliyordu. Ulaşım çok çok zordu. Hadi binaya ulaştınız, defileyi izlemek için uzun merdivenlerle 3 kat çıkıp inmeniz gerekiyordu her seferinde topuklularla vs. Yok hiç olmamıştı. Geçtiğimiz yaz başlayan çadır modası malum hala devam ediyor. Yaz sezonu yine faciaydı. Çok kalabalıktı, giriş çıkışlar inanılmaz kontrolsüzdü ve girişlerde izdiham yaşanıyordu. Ayrıca 40 derece güneşin altında defile aralarında katılımcıların bekleyebileceği hiçbir yer yoktu. Merdiven köşelerinde gölge bulanlar kendilerini yere atıyordu. 

Çok şükür bu  sezon bu duruma bir çare bulmuşlar, yukarıda gördüğünüz lounge'u açmışlar katılımcılara, gayet de yeterliydi, kimse üşümedi ve güzel oldu. Ayrıca 5 TL'ye vestiyer hizmeti ve dışarıya göre yüksek fiyatlarıyla ufak bir barı da vardı. Kötü olansa tuvaletti.. Çadır olunca tuvalet de seyyar oluyor tabii, pek hoş değildi.


Herkesin ilgi gösterdiği ayakkabılar.. :) Miu Miu'lar ve Louboutin'ler her yerdeydi. Herkes daha şık olmak daha çok dikkat çekebilmek için yarışıyordu. Hatta fotoğrafçılara gidip, "lütfeeeen beni çeker misiinnnn??" diyenler bile vardı. :)Bu arada sizin de gözünüz Miu Miu'nun içindeki yukarı kata çıkmış 2. parmağa takıldıysa devam edebiliriz :) 


Defilenin ana sponsorlarından Markafoni, bütün koleksiyonları tek tek çekerek anında paylaştı blogunda. Bütün video ve fotoğraflara oradan ulaşabileceğiniz için buraya çok fazla defile görseli eklemedim.


IFW'nin en keyifli kısımlarından biri, görüşme fırsatı bulamadığım blogger arkadaşlarla bütün gün vakit geçirebilmek, bir türlü tanışamadığımız bloggerlarla tanışmak, ve daha bir sürü yeni insan.. :) Gerçekten benim için en büyük keyif bu oldu. Mesela Kubilay Sakarya ve Zülal Ateş IFW için kalkıp Ankara'dan gelmişlerdi, online arkadaşlığımız sonunda somutlaştı, çok mutlu olduk :) Bu fotoğrafı da gider ayak şipşak çektik :)


Defilelerde hep en sevdiğim kısım, sondaki toplu geçiş ve tasarımcının selamı oluyor. En anlamlı kısım o bence :) Bütün sezon uğraşıp didinip her türlü detayıyla hazırladıkları koleksiyon 5 dakika içinde görücüye çıkıyor. Ne heyecan ama :) 

Aaa bu arada okuyorum da birçok blog, ön sıra kavgasından ego savaşlarından filan bahsetmiş. Ben bunun çok abartılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Yani bizim toplum olarak genel yapımız bu galiba, bu yüzden artık şaşırmıyorum hiç, profesyonel bir organizasyon bir iş yapamıyoruz. Bir defilede önde oturuyordum mesela, bir bayan gelip gelip "Biraz daha sıkışır mısınız, araya 2 kişi daha almam gerek" deyip duruyor. Otobüs mü bu ya "Arkalara ilerleyelim..." :) Yani "illa önde oturmam gerek" mantığında biri varsa defile başladıktan 10 dakika sonra gelmesin bir zahmet.. Zaten ne kadar gerekli birşey olduğu da tartışılır. Tamam koleksiyonu daha düzgün görüp daha güzel fotoğraf çekebiliyorsunuz ama fotoğraflar zaten kaç bin Euroluk makinelerle basın tarafından çekiliyor, ikinci sıradan da hayat gayet güzel ve herşey net :) Sizi temin ederim :) En güzeli sıralı oturma düzenine geçilmesi, herkesin davetiyesinde bir numarası olsa hiçbir problem kalmayacak. Davetiye demişken, o konu da büyük sıkıntıydı. Bana bazı davetiyeler defileden bir gün önce geldi. Yani yurtdışıyla kıyaslayınca arada neredeyse aylar kadar fark var ama yapacak bir şey yok. Defileye 1 saat kala, "gelemicemmm benn" diyen sorumsuz mankenler olduğunu da duydum ya, başka diyecek söz yok :)


Gerçekten çok keyifli ancak çok da yorucu bir maraton IFW.. Eğer bütün defilelere katılmış olsaydım şuan evde hasta yatıyor olurdum kesinlikle. Zaten kara kışa rağmen düzgün birşeyler giyinip gitmek kolay değil :) Bu uğurda hasta olanlar da var yani :) Ben tam doz vitamin filan ancak ayaktayım düşünün, çünkü öğlen 1'den akşam 9'a kadar defile aralarında 45'er dakika bekleyerek vakit geçirmek çok zor, hele arkadaşlar olmazsa imkansız :) O yüzden bizde arada bazı defileleri kırıp yemek molası verdik ve enerjimizi tazeledik. Yukarıdaki pizzayı 1. gün Zet Fashion'la bölüştük mesela :) 

İşte böyleee.. Bir IFW de böyle bitti. Sorun şu ki, ilerlemiyoruz. Aradan kaç sezon geçti, başta defile yapan ünlü tasarımcılarımızın bir kısmı da elini ayağını çekti IFW'den, çünkü onlara bir getirisi yok, koleksiyonlarını yurtdışında sergilemeyi daha mantıklı buluyorlar, ki haklılar. Bizim IFW, NYFW ile çakıştırıldığı sürece kimseye bir faydası da olmaz. Geçen "Jane by Design" isimli diziyi izliyordum, son bölümde moda konusunda İstanbul'dan bahsettiler, nasıl heyecanlandım.. Ama bu kadar işte.. :/ İtalya'da Milano FW'de Burberry, Prada gibi dünyaca ünlü markalar defile yapıyor, neden? Kendi reklamları için olduğunu kimse söyleyemez. Ama o defileleri izlemeye bir sürü insan gidiyor, ülkedeki hareketi düşünün, Dünya'nın odağı bir anda oraya dönüyor. Bu durumda bizim de köklü ve sağlam markalarımızın da IFW'de defile yapmaları gerekmez mi? Mesela bir Vakko, bir Beymen, bir İpekyol IFW'de şahane koleksiyonlar çıkarsa fena mı olur.. Tamam genç tasarımcıların önünü açmak harika, ama bu konuda bir denge de sağlanmalı bence.. Mekan konusu hala sıkıntılı, koskoca İstanbul'da daha uygun bir yer yok diyemez kimse.. Bakalım yaz sezonu nasıl olacak.. Hep birlikte bekleyip göreceğiz, yorumlarınızı bekliyorum :) 

PS. Bu yazdıklarımı el aleme rezil rüsva olmayalım diye çevirmiyorum İngilizce'ye :) Sadece olumlu şeyler... Eee ne yapalım, kimse düşünmüyor bizim IFW'yi, bari biz düşünelim...

Istanbul Fashion Week is finally over :) It was really great to feel fashion.. Watching runways live.. I love Fashion Weeks :) It's not good to being same time with NYFW again, but I hope they'll solve this issue, next season. I could just attented first two days. All photos have taken by me, of course except the photos I'm in :) So, if you wanna use them, just show me as source..Here the 13 photos I choose for the post. But I took maybe a million of photos :) So I chose 55 photos for my Facebook Fanpage IFW album. You can click here to see them too.. I hope you'll enjoy with these photos. And you can see all photos of collections taken by professional press here :) If you wanna read them all, you can find google translator button on left side of the blog. Waiting for your comments, kisses!!

17 yorum:

  1. güzel post olmuş Zümra, o leoparlı teyzeler her şeyi açıklıyor aslında :)

    YanıtlaSil
  2. Berilla, bence de :))) Durum budur :)

    YanıtlaSil
  3. Miu Miu giyen kisi icin yaptigin yoruma koptum:D Herkes her seyi yakissa da yakismasa da giymek zorunda ya neyse...
    Cok guzel ozetlemissin:)

    YanıtlaSil
  4. Safakslook, öyle işte yani parayla da olmuyor ki, bu kız kaç para verse o parmak aşağı inebilir ki :) Olmayınca olmuyor, zorlamamak gerek :)

    YanıtlaSil
  5. hey,where's the google translator option?I LOVE the pictures all right but would have loved to read what you've written too.:-(

    YanıtlaSil
  6. haha ingilizceye çevirmediğin çok iyi olmuş bilmesinler bizi :) Güzel yazı olmuş keyifle okdum inş.. ilerleyen yıllarda hakkıyla yapılır şu ifw.

    Bu arada blogumda bir hediye çekilişi düzenliyorum katılmak isterseniz beklerim ;)

    http://trendsum.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  7. Suomi, I added the translator honey :)

    Trendsum, ama talep geldi malesef :)) Ben de translator ekledim siteye, artık anlayabildikleri kadarıyla :p

    YanıtlaSil
  8. galiba sadece moda ile ilgili kisilerin katildigi bir organizasyon olsa (yurt disindaki gibi) o zaman daha keyifli olacak hepimiz icin.. hepiniz icin.. Bu arada Studio Kaprol defilesine katilmadigina uzuldum.. O defile notlarini daha cok merak ediyorum :) ozellikle senin tarafsiz yorumlarin cok keyifli benim icin.. :)

    YanıtlaSil
  9. Your blog is always so wonderful !!!:))
    I loved this post !!!;)

    A great weekend!
    http://deiafsalim.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  10. Güzel detaylar eklemişsin canım...çok hoş foroğraflar çekmişsin..Bloggerlar günü olmuş cidden...Çok da güzel olmuş...sevgiler

    YanıtlaSil
  11. o kürklü teyzeler ile ben kapıda karşılaştım. biraz at gibiydiler. =) ayrıca hala mert aslanın kürklü montunda gözüm var!!

    YanıtlaSil
  12. mrb göksu ben;çok keyifli bir yazı olmuş ağzına sağlık :)ben ilk defa blogunu okudum ifw'de seni görmüştüm okuyunca hatırladım bu arada :))3. fotografta yüzü bulanık çıkan ben oluyorum acaba kime hayretle bakarken bulanmış suratım :))jane by desing dizisini bende takip ediyorum onunla ilgili bir yazıda eğlenceli olur aslında:)

    YanıtlaSil
  13. Lulu's life, o gün önemli bir işle çakıştı gidemedim malesef ya ben deüzüldüm kaçırdığıma, fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla çok da kayifliymiş Studio Kaprol.. Öperimm

    AndreaiaFSalim, wow thank you so much honey :) Kisses!

    Chfashiontrend, gerçekten en güzel buluşmak sohbet etmek oldu canım haklısın :) beğenmene sevindim, teşekkür ederimm :)

    Maximilian, ahahhaha sana sonuna kadar katılıyorum :)

    Göksu, çok teşekkür ederim beğenmene sevindim :)Aaa gördüm seni 4. sırada yukarıda solda :)) Yalnız fotoğrafta bir sen bulanıksın ya sansürlü gibi olmuş :)) Merak ettim.. Jane by Design ile ilgili de birşeyler yazılabilir dediğin gibi, çok izleyen yoktur diye yazmadım ama olabilir :)

    YanıtlaSil
  14. Zumracim yine cok kapsamli bir rapor olmus, herseyden var, dikkatle okudum hatta yorumlari da : ) Miu Miu ayakkabi icin sen demesen farketmezdim o parmak olayini, zoom lamam gerekti, sonra yorumda da gordum, ama giyen kiz ne yapsin, sevmis parasi da varmis almis giymis, komplex yapmamis parmagini, o mutluysa daha ne olsun ( o modeli ben de deneyip hic rahat bulmamistim o ayri ). Tabi ozellikle gidip ayakkabilarimi cek diye dolasmadiysa ortada, oyle birileri de var diye yazmissin da. Umarim IFW daha da iyilesir ve yurtdisindan katilimlar hep artar.

    YanıtlaSil
  15. Lila Moonlight, haklısın aslında, zaten orada fark edilmiyordu hareket halinde, fotoğrafta fark ettim ben de :) O mutluysa sorun yok :)) Ben de öyle umuyorum IFW inş daha ileriye gideer...

    YanıtlaSil
  16. ohhh nasıl keyifle okudum anlatamam ağzına,ayaklarına sağlık hayatım sayede gitmiş kadar olup dedikoduları da aldık mihmihmih :D
    öpüyorum ;)

    YanıtlaSil
  17. Trendkolik, canımmmm beğenmene sevindim :) Amacım biraz da gidemeyenlerin merakını gidermekti zaten, işe yaradığına sevindim :)) Öptüm kocaman!!

    YanıtlaSil

I love your comments! :)

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...