26.03.2012

METROBÜS - Kadınlar için Yolculuk Rehberi


Yoğun çalıştığım dönemlerde, mesleğim gereği duruşma, vezne, harç vs. daima zamanla yarışmak zorundayım. Bunun için de adliyeler arası en hızlı ulaşım aracı maalesef (ve aynı zamanda iyi ki) METROBÜS! Evet çok kısa sürede trafiğe takılmadan istediğiniz yere ulaşabiliyorsunuz ama bence olumsuz yönleri de saymakla bitmiyor. Ben de kadınlar için bu olumsuzluklar nasıl avantaja çevrilir esprili bir şekilde size anlatmak istedim.. -Aa bu arada çözüm maalesef sadece kadınların bineceği pembe bir metrobüs değil, dahi siyasetçilerimize duyrulur..- E hadi başlayalım :)
  • Öncelikle, en büyük sorun metrobüse binmek! Hele ki mesai başlangıç-bitiş saatlerinde. Zincirlikuyu'da genelde kaldırımdan aşağıya dizilmiş insanlarca 3 sıra daha kuyruk oluyor, hepsi oturabilme hayalinde, gözleri kör olmuş.. Siz de önce o sıraya yanaşıp, bahsettiğim birinci sıraya ulaşabilmeyi bekleyeceksiniz. Ufukta metrobüs göründü mü, kibarlığı bırakıp biraz agresifleşmekte fayda var :)) Kapı açıldığı anda, binemezseniz ölecekmişsiniz gibi olağanüstü bir hız ve güçle kendinizi en yakın koltuğa atmanız gerek. Bunu yapmak için ortalama 3 sn. niz var.. 4 sn. geçmiş ve hala oturamamışsanız, geçmiş olsun :)
  • Diyelim ki becereksizsiniz, ya da teyzenin biri öyle bir abandı ki, bir şekilde ayakta kaldınız ya da eziliyordunuz..  Sorun değil.. :) İşte asıl taktikler burada başlıyor! :)
1- Ön koltukların arka kısımlarında genelde çantaların bavulların konulduğu, bazen küçük çocukların oturduğu, teyzelerin totolarını dayadığı plastik boşluklar var. Eğer iri kıyım değilseniz, o boşluğa yerleşmeye bakacaksınız. :) Böylece önlerden birileri indi mi oranın canlı tek sabit parçası olan siz, hemen oturabileceksiniz.

2- Metrobüs denen aracın orta kısımlarına doğru 8'li koltuk oluşumları var. Öyle sihirli bir nokta var ki, orada durursanız tam 8 koltukluk bir alanı kolluyor oluyorsunuz, herhangi biri boşaldığı anda atağa geçip oturma ihtimaliniz oldukça yüksek. :)

3- Eğer kapıya yaslanıyorsanız çok acemisiniz demektir. Yaklaşık 2 dk. da bir o harika kapı karnınıza girmeye çalışırcasına açıldıkça rahatsız olacaksınız, hemen iç taraflara doğru kayın. Ancakkk akerdeondan da uzak durun. Eğer akerdeona yaslanıyorsanız, oturma şansınız sıfıra sıfır elde var sıfır. 33 durağı da ayakta gidersiniz. Şaka değil. :)

4- Bazı duraklar var ki çok kilit. Örneğin, Mecidiyeköy, Çağlayan, İncirli.. Bu duraklarda gerçekten çok kişi iniyor. Bu duraklara yaklaşırken, huysuzca kıpırdaşan ve yolu pencereden görmeye çalışan biri varsa, bilin ki kalkacak! Hemen yaklaşınnn :) Ayrıca emin olun, o kişinin ineceğini fark edip oturma niyetinde olan birkaç kişi daha vardır. O yüzden biri daha iniyorken, o koltuğa kolunuzu atın, diğerlerinin önünü kesecek şekilde konumlanın, çakal olun, ayakta kalırsınız yine :)

  • Sıra geldi metrobüs stiline :) Üzgünüm ama metrobüsler modayı doyasıya yaşamak için biraz yanlış bir adres. Mini giyemezsiniz, dekolte veremezsiniz, çok dikkat çekemezsiniz. Güzel olmamanız da yararınıza, çirkin olmanın avantaja dönüştüğü nadir yerlerden biridir metrobüs.. Çünküüü metrobüs gerçekten sapık dolu.. Şunu söyleyebilirim ki, birinin en ufak bir hareketinden rahatsızlık duyarsanız yüksek sesle bağırın :) Sakın susmayın, çok büyük ihtimal yanlış anlamıyorsunuz çünkü, o bir sapık. Büyük ihtimal inkar edecektir. Bağırıp hakaret edin, başka yolu yok üzgünüm :/
  • Toplu taşımanın en manidar nüanslarından biri ter kokusudur. Öyle ki Beren Saat'li Rexona reklamlarıyla kaplanmış metrobüsler bile insanımızın bilinçaltına etki edememiştir. Boruyu tutan amca koltuk altını burnunuza dayamaktan özel bir haz alıyordur, ya da yanınıza oturan teyze aylardır yıkanmamıştır. Şuan sayamadığım bilimum başka kötü kokular da cabası.. :) Tek çözüm: Anında uzaklaşın... 
  • Ayakta kaldıysanız %80 ihtimalle o demir boruları tutuyorsunuz demektir. Hani o kaygan, pislikten yağlı efekti almış borular.. Evet, Activex'iniz, Pürel'iniz yoksa, metrobüse binmeyin.. Ya da iner inmez kendinizi dezenfekte edin. 
  • Bir de ters gitmek ve karşılıklı oturmak meseleleri var tabii.. Ters gitmek benim için pek problem değil ama şu karşılıklı oturma olayını sevmiyorum. Tam karşımda oturan insana nezaketen bakıp rahatsız etmemek için pencereye bakmaya çalışmaktan boynum tutuldu. Ya da genelde yere bakıyorum, evet ayakkabı topluluğuna, çoğunlukla dalmış oluyorum ama ayakkabısını incelediğimi sananlar da yok değil :) Ya teyze senin fi tarihinden kalmış ayakkabını ne yapayım ben demek istiyorum diyemiyorum. "Dost başa düşman ayağa..." damgasını yediğimle kalıyorum. Zor. :)
  • Şaka bir yana.. (Aslında pek de şaka değil, hepsi gerçek) Metrobüste kibar olmanın pek bir artısı yok. Oturmak isteyen uyanık ve hızlı olmak zorunda. Ben ilk başta gelen 8. metrobüse bile kibarlığımdan binememişim oluyordum. :)) İtilip kakılıyordum öfkeli kalabalık tarafından. Şimdi profesyonel metrobüs yolcusuyum, iddia ediyorum en fazla 2 durak ayakta giderim, sonra kesin otururum :p Bütün bunlar bir yana metrobüs garip araç doğrusu, geçen yıl Angus avına bile çıkmıştı hatırlarsanız :))
  • Bütün bunların yanında yaşlılar, çocuklar, engelli insanlar ve çocuklu/hamile bayanlar ayrı bir kategoriye sahip tabii ki. Onlara gerektiğinde yer veririm ya da bulundukları bölgeden uzaklaşırım. Çünkü gerçekten empati yapmak gerekiyor. Göz açıp kapayıncaya kadar yaşlı bireyler haline geleceğimizi unutmamak gerekiyor, acı ama gerçek :) 
  • İstanbul'da böyle bir nüfus varken, Londra'daki gibi yer altına 7 katlı bir metro sistemi bile kursak ulaşım ve trafik probleminin çözüleceğinden şüpheliyim. Size bu anlattıklarım doğrultusunda metrobüs hayatınızda başarılar, iyi ve konforlu yolculuklar diliyorum!   Umarım hiiiç ayakta kalmazsınız :))
PS. Zincirlikuyu'daki viraja dikkat edin, devrilmeyin! :)

35 yorum:

  1. hayal_perisi26/3/12 09:28

    Ben de İstanbul'da çalışmaya başladığımda ilk başlarda aynen senin gibi kibar davranıp 8.9.. aracı bekler olmuştum.Malesef İstanbul'da bu kibar ruh mecburen yitirilmiş durumda.Neyse ki bu çileye ben sadece 1 ay katlandım ve İstanbul'dan ayrıldım.
    Metrobüse gelince ben resmen sürükleniyordum. Adım atmama gerek kalmadan o kalabalık metrobüsün içine sürüklüyordu beni:) Oturmak dert değildi bir binsem de gitsem!! tek derdimdi ( tabi tacize,sarkıntılığa uğramamayı da ekleyebilirim).
    Bir anımı paylaşayım.Erkek kardeşimle birlikte metrobüse bindik ve oturduk.Birkaç durak sonra kardeşim bir genç kıza yer verdi.Ve etrafımızdaki herkes kardeşime teşekkür etti.Çok gülmüştüm.Kimse yer vereni görmeye alışık değil heralde.
    Ter kokusuna gelince boğulduğumu hissediyordum.Biraz değil fazlasıyla dikkat etmek lazım.
    Bu rehberi değerlendireceğim.Parmaklarına sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok yok kibar davranmakla olmuyor :) Aynen yer verince de garipsiyorlar zaten :) İnsanlık yok :) Uyum sağlıyorsun mecburen bir süre sonra "hayatta kalmak" içn :)) Teşekkürler güzel yorumun için :)

      Sil
  2. =) çok güzel bi yazı olmuş tatlım. ama iş çıkış saatlerinde günden gelen orta yaşlı ev hanımlarını atlamıssın. hani şu aaa bu yeni nesil de çok saygısız canım, yer vermek denir bilmiyorlar'cılar =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa onları nasıl atladım ya tühh :))) Çok saoll

      Sil
  3. Her sabah ve akşam bu illet ulaşım aracını kullanıyorum. Sabahları avcılardan ve sabahın kör vaktinde binmeme rağmen en az 2 metrobüs bekliyorum. Akşam deseniz, saat 18.00-19.00 arasında Mecidiyeköyden değil binmek, ayağınızın tekini bile sokamazsınız! O yüzden istikamet Zincirlikuyu. Orası da ayrı bir facia. En az 3 metrobüs de orda bekliyorum. Dediğiniz gibi metrobüs topuklu ayakkabı, döpiyes, yapılı saç ve makyaj için uygun bir yer değil. Çünkü insanlar tusunamiden kaçar gibi abandıkları için düşmemek bile mucize ki ben 2 kez düştüm:) Bu toplu taşıma aracını kullanan bayanların, hanım hanımcık modundan, amazondaki zeyna moduna dönüşmeleri için en fazla 3 ay veriyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İllet ki ne illet :)) Dediklerine tamamen katılıyorumm... En az 3 metrobüs beklemek gerekiyor.. Sıra olmasa da kapı açıldığında ayağımı sokacak yer olmuyor :) Konserve sardalya modunda insanlar içeride :/ TSUNAMİ benzetmene katılıyorum :)) Kesinlikle amazon oluyorsun ve 3 ay çok fazla.. Ben 1 haftada uyum sağladım :)))

      Sil
  4. Harika bir yazı olmuş, bayıldım. İstanbul'da yaşamıyor olmamın bir kere daha ne kadar memnuniyet verici olduğunun bilinci ve evden işe trafik olmadan 10 dakikada gelmenin haklı gururuyla selam eder gözlerinden öperim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy harikasınn çok özendimm :)) Aslında İstanbul'da bunu söylemesi gereken son kişiyim çnkü evim ve işim birbirine inanılmaz yakın :) Bir asansör uzaklıkta :)) Ama dışarıda işler olunca mecbur metrobüs :) Ben de öperim çokkk, beenmene sevindimmmm :)

      Sil
  5. Sabah sabah inanılmaz eğlendim yazını okurkenD İstanbula geldiğimde metrobüse binmekten hiç çekinmiycem artık:) Bence gazetelerde yayınlanmalı halkı bilinçlendirmek adına bu post süpersin ahahahaha:))

    Blogumda ayakkabı çekilişim var, bekleriim:)

    http://birdilimportakal.blogspot.com/2012/03/bakn-burada-ne-varms-hediye-zaman.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürlerrr eğlenmene çok sevindim =) Çekinme ya çekinme, bi şekilde alt ederiz herkesi :)) Hahahah gazete yayınlanmasın, sonra herkes öğrenirse bu taktikleri bir anlamı kalmaz :p

      Sil
  6. Benim pek metrobus tecrubem olmadi cunku metrobusun gectigi hatlar ile benim yasam hatlarim bambaska. Ama sen cok espirili bir dille yazmissin, cok guldum okurken ve ogrencilik yillarimda yaptigim otobus yoluculuklari geldi aklima :)

    http://stylishtimes.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) O zaman şanslısın gerçekten.. Beğenmene çok sevindimmm, öpüyorum :)

      Sil
  7. Okudum, cok eğlendim ve şükrettim Belçika'nın evden temiz, ferah ve kibar insanlarla dolu otobüslerine. Demekki istanbula tatile falan gelirsem ya araba kiralamam gerek yada taksiyle falan gezmem lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen çok şanslısın amaaa :)) Evet metrobüsten uzak dur tatilin mahvolmasn :))

      Sil
  8. hahahahah çok çok güzel bir yazı olmuş çok eğlendim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha beğenmene sevindimm canımmm :)))

      Sil
  9. cnm araba almadan önce bende kullandım metrobüsü.. yok böle bi olay. iddaa ediyorum kadınlar erkeklerden daha fena yer kapma konusunda. bi kaç kadın tarafından çok itilip kakıldım, hakir görüldüm :D:D bende saatleri bana uydukça deniz otobüse kaçtım... ohh en rahatıııydı...
    "www.sevalvemoda.blogspot.com"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de üniversite yıllarımda her gün denizotobüsü ile gidip geldim ama iş düşüyor artık ne yapalım :)) O kadınlar çok fena ya... Kokrkuyorum onlardan :)

      Sil
  10. Yaa süpersin ancak bu kadar doğru ve keyifle anlatılabilinirdi:)

    YanıtlaSil
  11. Gülümsetti bu post beni..aslında biz kalabalık olarak bunun 10 da birini yaşıyoruz muhtemelen ama koku,yüksek sesle müzik dinleyenler,günden gelip saygısız diyen teyzeler,tramvayın en önündeki yeri yakalama mücadelesi hepsi aynısı,tıpkısı.. =)

    YanıtlaSil
  12. Gülümsetti bu post beni..aslında biz kalabalık olarak bunun 10 da birini yaşıyoruz muhtemelen ama koku,yüksek sesle müzik dinleyenler,günden gelip saygısız diyen teyzeler,tramvayın en önündeki yeri yakalama mücadelesi hepsi aynısı,tıpkısı.. =)

    YanıtlaSil
  13. Gülümsetti bu post beni..Farklı şehirlerde de olsa aynı durumlar söz konusu..bizim nüfus İstanbul'un 10 da biri..Ancak koku,oturcak yer kapma,tramvayın en önündeki yeri yakalama mücadelesi,bebek arabası yerini kapma çalışması,günden gelen teyzelerin saygısız olduğumuz yönündeki ithamları,karşılıklı oturma mevzusu (ki bazı kızlar o şekilde tüm yol boyu izleyip bezdiriyorlar) hepsi tıpkısının aynısı.. =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha :) Ama eminim İstanbul'daki durumu bilmediğin için aynı diyorsundur.. Bir de bunların üzerine hareket edemiceğin nefes bile alamıcağın kadar bir kalabalık düşün.. Hatta metrobüse binemeyeceğin kadar.. İnanılmaz.. :)

      Sil
  14. :)

    LG
    Sandy von modewunder


    Ps: Ich verlose gerade einen 20€ Gutschein von Zoeva auf meinem Blog :)

    YanıtlaSil
  15. aynen katılıyorum her bir maddeye bende 1 sene metrobüs kullandım ve söylediklerinin her bir kelimesi dogru ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki, acı gerçekler :))

      Sil
  16. Ne kadar dogru keyifli yazmissin tebrik ediyorum tatlim eline saglik malesef cirkin olmali insan o seylere binerken! Oyle bi ulkede yaasiyoruz cunku...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynen :) Çirkin olmak gereken nadir zamanlardan :) ÇOK TEŞEKKÜRLERRR

      Sil
  17. aaa bu mükemmel bir seyyyy !

    YanıtlaSil
  18. birde bunun tren vapur tramvay versiyonu var..hepsinin kuralları ayrı.trene bineceksen temizliğe giden suadiyede inen ablaları kollayacaksın :) vapura bineceksen kısa boyunu avantaja dönüştürüp ön sıralara sızacaksın tranvayda ise aman akerdoendan uzak dur savrulmak ve sıkışmak an meselesi .kibarlık konusundaki sölediklerine katılıyorum.ben de işe ilk başladığımda kelli felli adamları canhıraş bi şekilde koşarken görünce çok gülmüştüm.benim de öle olmam pek kısa sürdü :)

    YanıtlaSil
  19. hahahahah budur işte yaaa :))) zamanla yarışan herkes metrobüsün kıymetini ve zamanla inceliklerini bilir hale geliyor,bu taktiklerin hepsi adliyeler arası koştururken can simidim oluyor benim =D şimdi bu taktikleri zorlaya zorlaya nişanlıma da öğretiyorum,çünkü onunla binerken onu bekliycem diye ayakta,en kötü yerde kalıyoruz =DDD
    http://bizimkiz.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  20. :) valla süper olmuş :) doğru şeyler benim taktiklere yakın :) metrobüste koltuk hakimiyeti önemli! :) o 8 liyi kapmak önemli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) teşekkürlerrrr.. Aynen 8'li candır! :)

      Sil

I love your comments! :)

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...