31.03.2012

Give Me A Five! ;)


Uzunca bir aradan sonra "Çak bi beşlik!" postlarına devam ediyoruz :) Yine son zamanlarda objektifime yansıyan sevdiğim kareleri, hikayeleri paylaşıyorum sizinle.. Birinci fotoğrafta Nişantaşı'nda para toplayan bir sokak sanatçısı görüyorsunuz. Her kırmızı ışık yandığında arabaların önüne geçip başlıyor labutları çevirmeye :)  Sonra araba araba gezip camlarına tıklayıp para topluyor, yeşil yanınca da kenara geçip bekliyor.. Yurtdışında çok farklı versiyonları mevcut olan bu "sanatçı-dilenci" karışımı insanları seviyorum :) En azından bakılamayacak vaziyette köşelere uzanıp anlamsızca dilenenlerden, para vermeyince de arkandan "bağıranlardan" çok daha keyifli... :)


Veeeee sonundaa... Beklenen bahar geldi ve benim en sevdiğim şey olan bahar çiçekleri kendilerini dallarda özgür bıraktı :) Gelin gibi, kelebek gibi, mis gibi :) Bu fotoğrafı çekerken nasıl bir keyif aldığımı anlatamam!


Eveet sufle deyince, aklıma ilk gelen yerlerden biri Midpoint :) Gerçekten çok güzel yapıyorlar.. Yanında da krema ve pudra şekeri ile yemeye kıyamıyorum :) Ama sönmeden yemek gerek :)


Geçenlerde Twitter'dan da paylaşmıştım, La Senza'da çoook güzel renklerde ojeler var :) Ben çok tatlı bir tonu olan mor oje aldım, fotoğrafta rengi maalesef pek belli değil ama harika saks mavileri, pembeler, kırmızılar da var :) Renk seçmek için 3 dk. filan düşündüm sanırım..


Vee son fotoğraf... :) Lale mevsimi çoktan geldi ama İstanbul lalelerle dolup taşmak için geç kalmadı mı? Yoksa daha erken mi? Ben sabırsızlanıyorum da.. :) Herkese süper bir cumartesi diliyorum! :)

Hello guys! :) I'm with you via "Give me a five post!" again :) Here the five things I wanna share with you from last week.. All these photos taken by me, I hope you'll like them.. :) First photo is about a street artist, it was so fun to watch him :) Second one is the spring flowers.. One of the things what I loved most! Third one is very deliciouss! Chocolate soufflé!!! Love love love it with crema and icing sugar :) And fourth one is La Senza nail colours.. I bought purple one but it has really different great colours. It took 3 min. of me to choose :) Last photo is about tulips.. Every year in these times, İstanbul has been covered by them, looking forward to see them on everywhere again! :) Happy weekend to you all!! :)

29.03.2012

Support me! :)


Selam! :) Belki aranızda haberi olanlar vardır, Elle Dergisi Ayın Bloggerı Yarışması Mart ayı adayları arasında Lunapark Queen de var! Elle ekibi yarışma fotoğrafı için yukarıda gördüğünüz kombinden br fotoğraf seçmiş :)  Yarışma Facebook üzerinde "like" oyu ile ilerliyor ve tabii ki benim sizin desteğinize ihtiyacım var.. Beni şimdiye kadar hep desteklediniz, şimdi de yalnız bırakmayacağınızı umuyorum :) Fotoğrafımı beğenmeniz yeterli.. Oy vermek için fotoğrafıma bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Hem Mart doğumlu Balık burcu bloguma da güzel bir 1 yaş hediyesi olabilir sizden :) Şimdiden çok teşekkürler!!

Hello! :) I'm one of the contestants of Elle Magasine's Blogger of the Month competition.. If you support me, I would be so so happy :) You just need to "like" my photo with your Facebook account.. Here is the link of the photo.. You never left me alone and I know you won't do it again :) And as you know my blog was born in March! A great 1 year present to me too :) Thank you so much!!

28.03.2012

A Beautiful Saturday Morning


Bu cumartesi sabahı çoook huzurluydum :) Annemle sokağımızın köşesindeki sevimli pastanede kahvaltımızı yaptık, kedileri sevdik, çiçekleri izledik, fotoğraflarını çektik.. :) Çiçekleri izlemek garip gelmiş olabilir :) İlkbaharda ağaçların beyaz beyaz gelin gibi çiçek açmasına bayılırım ben, en sevdiğim şeylerden biridir. Hatta blogu açtığımda ilk yaptığım postlardan biri de bu konu hakkında, post da burada.. İlginç bir şekilde en çok okunan postlarımdan hala :)) Uğurlu geldi sanırım.. Fashion's Night Out tişörtümü o gece aldığımdan beri ilk defa giyiyorum.. (Bu arada çok renkli FNO postu da burada) Çantam ise çoook eski.. :) Ama güzel bir uyum yakaladılar sanki, ne dersiniz?


PS. Arkadaşlar bu arada Elle Ayın Bloggerı yarışmasında adayım ve desteğinizi bekliyorum :) Oy vermek için Facebook hesabınızla "like" yapmanız yeterli :) Link de burada! Teşekkürlerr :**

I was so peaceful on this Saturday morning :) We had breakfast at a small patisserie on the corner of our street with my mum, pet the cats, watched the spring flowers and took photo of them.. Maybe, it's intesting for you, watching the flowers!? :) But ne the most lovely things to me is spring flowers, I love them so much! Even I made a post about them when I was a very very new blogger :) You can see it from here.. It is the first time of wearing this Vogue Fashion's Night Out tee since that night.. (Btw, here the FNO post, so funny!) My bag is really really old.. :) But I think their colours have matched good :) What do you think?


PS. Guys, I'm one of the contestants of "Elle Magasine's Blogger of the Month" competition and I need your support! You can vote me by "like" via your facebook account :) The link is here... Thank you so much!! :**

Tee / Tişört : Fashion's Night Out tee designed by Zeynep Tosun
Jean shirt / Jean gömlek : Stradivarius
Bag / Çanta : Mango
Jeans : Jack & Jones
Flats / Babetler : Zara
Bracelets / Bileklikler : 2nd and 4th fromLuxembourg, 1th Accessorize and 3rd Kuşadası











26.03.2012

METROBÜS - Kadınlar için Yolculuk Rehberi


Yoğun çalıştığım dönemlerde, mesleğim gereği duruşma, vezne, harç vs. daima zamanla yarışmak zorundayım. Bunun için de adliyeler arası en hızlı ulaşım aracı maalesef (ve aynı zamanda iyi ki) METROBÜS! Evet çok kısa sürede trafiğe takılmadan istediğiniz yere ulaşabiliyorsunuz ama bence olumsuz yönleri de saymakla bitmiyor. Ben de kadınlar için bu olumsuzluklar nasıl avantaja çevrilir esprili bir şekilde size anlatmak istedim.. -Aa bu arada çözüm maalesef sadece kadınların bineceği pembe bir metrobüs değil, dahi siyasetçilerimize duyrulur..- E hadi başlayalım :)
  • Öncelikle, en büyük sorun metrobüse binmek! Hele ki mesai başlangıç-bitiş saatlerinde. Zincirlikuyu'da genelde kaldırımdan aşağıya dizilmiş insanlarca 3 sıra daha kuyruk oluyor, hepsi oturabilme hayalinde, gözleri kör olmuş.. Siz de önce o sıraya yanaşıp, bahsettiğim birinci sıraya ulaşabilmeyi bekleyeceksiniz. Ufukta metrobüs göründü mü, kibarlığı bırakıp biraz agresifleşmekte fayda var :)) Kapı açıldığı anda, binemezseniz ölecekmişsiniz gibi olağanüstü bir hız ve güçle kendinizi en yakın koltuğa atmanız gerek. Bunu yapmak için ortalama 3 sn. niz var.. 4 sn. geçmiş ve hala oturamamışsanız, geçmiş olsun :)
  • Diyelim ki becereksizsiniz, ya da teyzenin biri öyle bir abandı ki, bir şekilde ayakta kaldınız ya da eziliyordunuz..  Sorun değil.. :) İşte asıl taktikler burada başlıyor! :)
1- Ön koltukların arka kısımlarında genelde çantaların bavulların konulduğu, bazen küçük çocukların oturduğu, teyzelerin totolarını dayadığı plastik boşluklar var. Eğer iri kıyım değilseniz, o boşluğa yerleşmeye bakacaksınız. :) Böylece önlerden birileri indi mi oranın canlı tek sabit parçası olan siz, hemen oturabileceksiniz.

2- Metrobüs denen aracın orta kısımlarına doğru 8'li koltuk oluşumları var. Öyle sihirli bir nokta var ki, orada durursanız tam 8 koltukluk bir alanı kolluyor oluyorsunuz, herhangi biri boşaldığı anda atağa geçip oturma ihtimaliniz oldukça yüksek. :)

3- Eğer kapıya yaslanıyorsanız çok acemisiniz demektir. Yaklaşık 2 dk. da bir o harika kapı karnınıza girmeye çalışırcasına açıldıkça rahatsız olacaksınız, hemen iç taraflara doğru kayın. Ancakkk akerdeondan da uzak durun. Eğer akerdeona yaslanıyorsanız, oturma şansınız sıfıra sıfır elde var sıfır. 33 durağı da ayakta gidersiniz. Şaka değil. :)

4- Bazı duraklar var ki çok kilit. Örneğin, Mecidiyeköy, Çağlayan, İncirli.. Bu duraklarda gerçekten çok kişi iniyor. Bu duraklara yaklaşırken, huysuzca kıpırdaşan ve yolu pencereden görmeye çalışan biri varsa, bilin ki kalkacak! Hemen yaklaşınnn :) Ayrıca emin olun, o kişinin ineceğini fark edip oturma niyetinde olan birkaç kişi daha vardır. O yüzden biri daha iniyorken, o koltuğa kolunuzu atın, diğerlerinin önünü kesecek şekilde konumlanın, çakal olun, ayakta kalırsınız yine :)

  • Sıra geldi metrobüs stiline :) Üzgünüm ama metrobüsler modayı doyasıya yaşamak için biraz yanlış bir adres. Mini giyemezsiniz, dekolte veremezsiniz, çok dikkat çekemezsiniz. Güzel olmamanız da yararınıza, çirkin olmanın avantaja dönüştüğü nadir yerlerden biridir metrobüs.. Çünküüü metrobüs gerçekten sapık dolu.. Şunu söyleyebilirim ki, birinin en ufak bir hareketinden rahatsızlık duyarsanız yüksek sesle bağırın :) Sakın susmayın, çok büyük ihtimal yanlış anlamıyorsunuz çünkü, o bir sapık. Büyük ihtimal inkar edecektir. Bağırıp hakaret edin, başka yolu yok üzgünüm :/
  • Toplu taşımanın en manidar nüanslarından biri ter kokusudur. Öyle ki Beren Saat'li Rexona reklamlarıyla kaplanmış metrobüsler bile insanımızın bilinçaltına etki edememiştir. Boruyu tutan amca koltuk altını burnunuza dayamaktan özel bir haz alıyordur, ya da yanınıza oturan teyze aylardır yıkanmamıştır. Şuan sayamadığım bilimum başka kötü kokular da cabası.. :) Tek çözüm: Anında uzaklaşın... 
  • Ayakta kaldıysanız %80 ihtimalle o demir boruları tutuyorsunuz demektir. Hani o kaygan, pislikten yağlı efekti almış borular.. Evet, Activex'iniz, Pürel'iniz yoksa, metrobüse binmeyin.. Ya da iner inmez kendinizi dezenfekte edin. 
  • Bir de ters gitmek ve karşılıklı oturmak meseleleri var tabii.. Ters gitmek benim için pek problem değil ama şu karşılıklı oturma olayını sevmiyorum. Tam karşımda oturan insana nezaketen bakıp rahatsız etmemek için pencereye bakmaya çalışmaktan boynum tutuldu. Ya da genelde yere bakıyorum, evet ayakkabı topluluğuna, çoğunlukla dalmış oluyorum ama ayakkabısını incelediğimi sananlar da yok değil :) Ya teyze senin fi tarihinden kalmış ayakkabını ne yapayım ben demek istiyorum diyemiyorum. "Dost başa düşman ayağa..." damgasını yediğimle kalıyorum. Zor. :)
  • Şaka bir yana.. (Aslında pek de şaka değil, hepsi gerçek) Metrobüste kibar olmanın pek bir artısı yok. Oturmak isteyen uyanık ve hızlı olmak zorunda. Ben ilk başta gelen 8. metrobüse bile kibarlığımdan binememişim oluyordum. :)) İtilip kakılıyordum öfkeli kalabalık tarafından. Şimdi profesyonel metrobüs yolcusuyum, iddia ediyorum en fazla 2 durak ayakta giderim, sonra kesin otururum :p Bütün bunlar bir yana metrobüs garip araç doğrusu, geçen yıl Angus avına bile çıkmıştı hatırlarsanız :))
  • Bütün bunların yanında yaşlılar, çocuklar, engelli insanlar ve çocuklu/hamile bayanlar ayrı bir kategoriye sahip tabii ki. Onlara gerektiğinde yer veririm ya da bulundukları bölgeden uzaklaşırım. Çünkü gerçekten empati yapmak gerekiyor. Göz açıp kapayıncaya kadar yaşlı bireyler haline geleceğimizi unutmamak gerekiyor, acı ama gerçek :) 
  • İstanbul'da böyle bir nüfus varken, Londra'daki gibi yer altına 7 katlı bir metro sistemi bile kursak ulaşım ve trafik probleminin çözüleceğinden şüpheliyim. Size bu anlattıklarım doğrultusunda metrobüs hayatınızda başarılar, iyi ve konforlu yolculuklar diliyorum!   Umarım hiiiç ayakta kalmazsınız :))
PS. Zincirlikuyu'daki viraja dikkat edin, devrilmeyin! :)

25.03.2012

With Deniz :)


Belki bir ay öncesine ait bu fotoğrafları Deniz'den aldığım gibi paylaşıyorum :) Bu fotoğraflar Dağcan'la Dockers çekimini yaptığımız gün Dağcan tarafından İstinye Park'ta çekildi. (Bu arada Dockers çekimi fotoğraflarına buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.) Deniz'le de hem Cartier hem Converse lansmanında birlikteydik aynı gün, birkaç fotoğraf çekelim dedik :)  Üzerimdeki gömleği çoook seviyorum ve bu aralar sık sık giyiyorum ama ne yazık ki geçtiğimiz hafta Oxxo partisinde karanlıkta birisi sigarasını değdirmiş kolumdaki düğüme :( Değişik bir bağlama şekliyle içe aldım o kısmı, neyse ki sorun çözüldü.. Bu arada fotoğraflarda Deniz'in çorabı ile benim eteğim uyum içinde :) İlk fotoğrafta da saçlarım Deniz'in alanına taşmış, sanki O'nun saçı  gibi olmuş, haha çok sevdim :)) 

These photos have been taken by Dağcan at İstinye Park one month ago.. :) It was the day we made Dockers photoshoot with Dağcan.. (You can find Dockers posts here and here) W were together with Deniz at Cartier and Converse launches, so we took these photos.. Her tights and my skirt are looking good together :) And my hair in first photo like her :) Loved them! :))

Shirt / Gömlek : Koton
Skirt / Etek : Zara
Tights / Çorap : Penti
Shoes&Bracelet&Earrings / Ayakkabı&Bileklik&Küpeler : H&M
Bag / Çanta : De Vib




24.03.2012

After Winter Inspirations


Eveeet kışı artık geride bırakıyoruz, hava miss :) İstedim ki kışı güzel uğurlayalım, bu da ona son atıfım olsun :) Diğer postlarda olduğu gibi favorilerimi saymak istiyorum şu anda. Tek tek baktım fotoğraflara bir kez daha, ama neredeyse her fotoğrafa bayılmış durumdayım, ayırt edemiyorum. Kahverengi deri erkek ayakkabısı, ilk fotoğraf, üçüncü toz pembe bluzlu fotoğraf,  B şapkalı kadın ve adam.. Bunlar net olarak unutulmayacak olanlar benim için.. Sizin favoriniz hangisi bu sefer? :)

PS. Bu arada önceki kış ilhamı için stiller postlarıma buradan, buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.. Sıcak kalın!! ;)

Here is the winter inspiration post to warm you like a latte with caramel syrup! :) As the other inspiration posts I wanna tell you my favourite ones. But I think I loved all of them again!  Brown leather man shoes, first photo, third photo with light pink blouse, the woman with B hat :) I won't forget you! Which one is your favourite?

PS. Btw, if you wanna take a look at my other winter inspiration posts just click here, here and here. Keep yourself warm!! ;)

Source: fash & chips, home is where the hearth is










22.03.2012

Magnum Mini


Geçtiğimiz hafta sonu en sevdiğim şeylerden biri olan dondurmanın, hatta dondurmanın en klas, baş tacı ürünü Magnum'un lansmanına katıldım. Küçüklüğümden beri Magnum'la aramda özel bir bağ var. Yaz gelince meydana çıkan donurma dolaplarının üzerindeki Algida kartonetinin en lüksü, en havalısı ve kuşkusuz en lezeetlisi olmuştur her zaman kendisi :) Küçükken her ne kadar bir Magnum'u bitiremesem de yine de dayanamaz alırdım. Şimdi bir taneyi bitirebilecek kadar büyüdüm ama şimdi de onsuz yapamaz oldum. Neyse ki artık ona kavuşmak için yazı beklememiz gerekmiyor, süpermarketlerdeki 6'lı mini Magnum paketleri sayesinde bu hazzı evde tv karşısına yayılmış vaziyette de yaşayabiliyorum :) 

Bu lansmanla ilgili iki önemli detay var. Birincisi Magnum, Dice Kayek'le işbirliği yapmış ve özel bir haz tahtı tasarlamışlar bizim için :) O gün Ayşe Hanım rahatsız olduğu için katılamadı ama Ece Ege'yle leziz yemekler eşliğinde, Leb-i Derya Rumeli'de sohbet muhteşem oldu.. Kesinlikle katıldığım en samimi lansmanlardan biriydi :) Ece'nin enerjisine, özgüvenine, duruşuna hayran oldum desem yeridir. Öyle güzel ve komik anılar anlattı ki bizi çokkk güldürdü :))  İkinci önemli nokta ise Magnum bir araştırma yapmış ve Türkiye'de en çok bademli magnumun sevildiğini tespit etmiş. (Kesinlikle benim de favorim!) Bu yüzden eskiden karışık çeşitli olan Magnum Mini paketlerine, 6'sı da bademli olan bir çeşidi de eklemişler :) Eh iyi de olmuş, paketteki bademlileri kim yiyecek tartışmalarına sonunda nokta koyuldu :) Fotoğraflarla devam...



İşte burada Dice Kayek tasarımı haz tahtı... Yapım aşamasını anlatan bir video izledik orada, daha da etkilendik, nasıl bir emek ve ustalık var arkasında, inanılmaz.. Magnum'un kendisinden ve paketinden yola çıkarak hazırlanmış. Mesela altın rengi metaller, paketinin iç kısmını simgeliyor. Kahverengi Magnum'un dışındaki çikolatayı, kremler bademleri... :) Kırmızılar da aldığımız haz bence ;) En güzeli de haz tahtına iliştirilmiş Magnum'larımız için mini bir buzluk :) Yerimizden kalkmaya bile gerek yok Magnum'a kavuşmak için :)


Nasıl da hayran hayran dinliyoruz Ece Ege'yi.. Bize uzun uzun markalarının gelişim hikayesini, komik anılarını, işe ilk başladığı zamanları, Machka'yı nasıl yarattıklarını ve daha birçok konuyu anlattı, gerçekten çok keyifli oldu, iyi ki tanışmışız :) 


Leb-i Derya Rumeli'de Magnum'a özel hazırlanan dekorasyon ve süper leziz aperatiflerden oluşan menü oldukça harikaydı :) Hem gözlerimiz hem damaklarımız için güzel bir şölen oldu...


Haz tahtına Ece Ege ile kurulduk :) Aslında içimden bu tahta uzanıp biraz şekerleme yapmak da geçmedi değil :) O kadar da rahattı yani, oturan kalkmak istemedi :) Ayrıca bu taht Milano Design Week kapsamında da sergilenecek. Bu konuda da Hem Dice Kayek hem de Magnum ekibi oldukça heyecanlı, e biz de artık heyecanlarına ortağız :)


Yemekten sonra ortaya servis edilen onlarca Magnum da itinayla mideye indirildi :) Kışın dondurma yenmez miti benim için çoktan tarih olmuş durumda zaten ama hala böyle düşünen varsa aranızda, kışın dondurma yeniyor, hem de nefis oluyor :))


Aşağıdaki fotoğrafta da Magnum'un bize özel hazırladığı kokteyli yudumluyoruz.. Kokteyl çokkk başarılıydı :) İçinde erimiş bademli Magnum, Baileys, muz ve badem parçaları vardı. Ayrıca kadehin kenarları da hindistan cevizi ile kaplanmıştı.. Kokusuna mest olup tadıyla aşk yaşadık :))


Bu harika etkinlik ve tatlı hediyeleri için güler yüzlü Magnum Ekibi'ne ve tabii Ece Ege'ye çoook teşekkür ederim :) Bu arada lansmandan ayrılırken 2 kocaman koli Magnum vardı elimizde ve yolda durdurup "Pardon bunlar ne, nereden aldınız acaba?" şeklinde soru soranlar bile oldu :) Şimdi buzdolabımda uslu uslu beni bekliyorlar :) Gerçi bir kısmı çoktaaaan mideme ulaştı :) Ayrıca paketten çıkan Magnum şeklindeki USB belleğe bayıldımmm :) En yaratıcı flash bellek ödülü verebilirim, kendisini ısırmamak için zor tutuyorum, her gördüğümde buzdolabına koşup bir Magnum daha yiyorum.. Bu postu yazdıktan sonra sonuçç??? Tahmin edeceğiniz gibi, ben buzdolabına gidiyorummm :))

Last weekend we were invited to launch of Magnum Mini.. It was in a luxury restaurant in İstanbul.. The decoration was special for Magnum and all treats were so delicious.. Especially I loved the cocktail with Baileys, bananas, coconuts and Magnum with Almond :) Here is the new! We'll be able to find Mini Almond Magnums in 6 in 1 packages :)  There was also a surprise to us, Ece Ege from a Turkish brand, Dice Kayek, was there to chat with us.. Dice Kayek is a really good designer brand in Turkey. You should have a look to them :) She was so warm and cute :) She told their brand's story and some memories.. We all loved her :) She and her sister, Ayşe designed a couch for Magnum :) They inspired by Magnum and its package :) It was so comfortable and stylish :) It has a mini fridge to put Magnums in it! So easy to reach them now :)) It will be shown at Milano Design Week too, we're excited for it! And while we were leaving they gifted a huge box of Magnums and a mini usb stick shaped as Magnum! :) I loved all of them :) Thanks to Magnum team and Ece Ege for everything :) I'm going to eat some Magnum from fridge :) See ya!

20.03.2012

Pink Booties ♥


Merhabaa! Umarım herkes güzel bir hafta geçiriyordur.. :) Ben yaklaşık üç aylık bir aradan sonra işime geri döndüm :) Dilekçe yazmayı özlemişimmm :)) Bundan sonra oldukça yoğun çalışıyor olacağım, ama bu demek değil ki blogumu ihmal edeceğim :) Hatta belli bir düzen içerisinde daha bile güzel olacak diye umuyorum. Fazla boş vakit de düzensizlik getiriyor ve çalışırken yaptığımdan çok daha fazlasını yapamıyorum zaten :) Hayır, kendimi avutmuyorum :p Neyse, saçımı bu postta çok sevmiştiniz, önünü biraz daha farklılaştırıp bir kez daha yaptım :) Pembe botları da bu posttan hatırlıyorsunuz zaten, Bonibon'la iyi bir ekip olmuşlardı :) Bir de ayağımda görün istedim, nasıl olmuş? :)

Helloo! I hope everybody has a great weekend.. :) I have started to work again.. After three months free time.. :) I felt that I really miss my job :) I'll be so busy from now but it doesn't mean that I forget about blog :) I think it will be better in a routine system.. When I have lots of free time, I can't do so many things.. Because I'm not so systematic and steady.. :p No no, it isn't a solace to me :) Btw, you left really great comments about my hairbun in this post. So I did it again in a different way.. You already know these pink boots from this post with Bonibon :) I wanted to show you in this way too.. What do you think? :)

Bluz / Blouse : Benetton
Siyah Deri Mont / Black Leather Coat : Vintage
Tayt / Leggings : Calzedonia
Çanta / Bag : De Vib
Küpeler / Earrings : H&M
Pembe Botlar / Pink Boots : H&M









Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...