4.02.2014

The Grand Tarabya Hotel


Merhaba! :) Nihayet sıra merakla beklenen posta geldi :) Birçoğunuzun instagram ve twitter sayesinde haberi olduğu gibi geçtiğimiz Çarşamba günü Hürriyet Bumerang aracılığıyla The Grand Tarabya'da annemle birlikte harika bir gün geçirdim. İstanbul'un ilk 5 yıldızlı otellerinden biri olan Büyük Tarabya Oteli yüzden fazla Yeşilçam filmine set olmuş tarihi ve nostaljik bir otel. Yaklaşık bir yıl önce yapılan renovasyon çalışmalarının ardından otel yenilenmiş yüzüyle ve gelenekselle modernin kusursuz birleşimiyle The Grand Tarabya olarak muhteşem bir hizmet sunuyor. Gerçekten İstanbul'un merkezinde, Tarabya sahilde böyle eşsiz bir lokasyonun olması o kadar güzel ki, kendinizi bir günlüğüne dahi olsa bambaşka bir yerde ve tatilde hissedip, dinleniyorsunuz. Sadece keyif için, kendinizi şımartmak için bile bir şeyler yapmak isterseniz kesinlikle doğru adres! Taksim Metro hattının Hacıosman durağına o kadar yakın ki, ulaşımının bu kadar kolay olması bile inanılmaz bir artı bence.. Şimdi size otelde geçirdiğimiz 24 saati detaylarıyla fotoğraflar eşliğinde anlatmaya başlıyorum, hazır mısınız? :)



Otele 14:00 sularında check in yaptık ve harika bir karşılamanın ardından bizim için hazırlanan 1007 No'lu odaya yerleştik. Otel personeli, garsonlar, resepsiyon görevlileri o kadar kibar ve misafirperverler ki, sizi rahat ettirmek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Odaya girdiğimizde manzara karşısında büyülendik! Odanın bir duvarı tamamen cam ve boğaza bakan şahane bir deniz manzarası var. Hava çok soğuk olduğu için balkonun tadını çok çıkartamadık ama o manzaraya uyumak ve uyanmak yetti de arttı :) Ayrıca yatağın inanılmaz rahat olduğuna, odanın dekorasyonunun çok şık ve modern olduğuna da değinmeden geçemeyeceğim. 


Bunun yanı sıra banyo ile odayı da cam bir duvar ayırıyor ve küvetle oda arasında transparan bir geçiş oluşuyor. Sanırım anlattıklarımdan ve fotoğraflardan ortamın ne kadar romantik olabileceğini tahmin ettiniz :) Anlayacağınız annemle çok romantik bir gün geçirdik :))))


Otelle ilgili diğer detaylara geçmeden önce hazır romantik demişken bahsetmek istediğim bir şey var. The Grand Tarabya Sevgililer Günü'ne özel iki farklı konaklama paketi hazırlamış. İlki Romance Paketi ve bu pakette Deluxe ya da Junior Suite odada konaklama, özel Sevgililer Günü hediyeleri, pasta, şampanya, The Brasserie'de iki kişilik aşk temalı akşam yemeği ve sabah açık büfe / ya da odada kahvaltı seçenekleri yer alıyor. Bu paketin fiyatı 466 Euro'dan başlıyor. İkinci paket ise The Grand Romance.. Bu pakettede Suite'te konaklama, odada özel Sevgililer Günü hediyeleri, pasta ve şampanya, odada mum ışığında özel aşk temalı akşam yemeği, gül yapraklarıyla süslü marina manzaralı jakuzi, çiftlere özel hamam ve kese servisi, The Brasserie'de açık büfe kahvaltı ya da oda kahvaltı seçeneği ve çift yön limuzin transferi yer alıyor. Fiyatı 1.957 Euro'dan başlayan bu paket ile birbirini tanımayan iki kişiyi bile bu ortama bıraksanız aşık olabileceklerini düşünüyorum :))) Sevgililer Günü alternatifi arayanlara da fikir vermesi açısından eklemek istedim ;)


Onuncu katta yer alan odamızın balkonunda öyle nefis bir deniz havası vardı ki, oksijeni ciğerlerinizin en derin kısımlarında dahi hissedebiliyorsunuz :) Oradayken öğrendiğim ilginç bir detay daha.. Meğer Tarabya ismi, Therapia kelimesinden geliyormuş. O yüzden otelin spa kısmının adı da "Therapia Spa".. Tarihte hastalıkları, rahatsızlıkları olan insanlar havasından şifa bulmak için terapi amaçlı buraya gelirmiş. Hala da o havayı ve huzuru hissetmek mümkün.. 


Otelin lobisinde gün içerisinde sürekli canlı müzik var. Biz giriş yaptığımızda arp çalıyordu, daha sonra ise piyano ve keman başladı.. Deniz manzarasına karşı harika bir müzikle (La Vien Rose çalıyordu ben fotoğrafı çekerken) çay saatinin leziz ikramları eşliğinde dinlendiğinizi düşünün.. Bir de yanınızda sevdiğiniz insanlar varsa... Mutluluğu tarif etmiş olabilir miyim?? :)



Odamızın manzarasına biraz olsun doyduktan sonra (eğer böyle bir şey mümkünse?!) öğlen yemeği için Café R.E.A.D.'e geçtik. Şunu söyleyebilirim ki şimdiye kadar gittiğim cafe'ler içinde en sevdiklerim arasında yerini aldı. Adının açılımı Recharge, Eat And Drink olan ama dekorasyonunda kullanılan yüzlerce muhteşem kitapla READ kelimesine de vurgu yapan, daha isminden inceliği anlaşılan bir cafe düşünün :) O duvarlardaki sanatsal kitapları kurcalamaya doyamadım, dekorasyona, detaylara hayran kaldım. 


Cafe R.E.A.D.in otelde konaklayanlar dışında da oldukça sadık bir müşteri kitlesi var. Denize sıfır şahane manzaralı bu cafeyi haftaiçi gündüz saatlerinde özellikle aileler oldukça tercih ediyormuş.


Yemek seçimlerimiz ızgara sebze eşliğinde özel soslu bonfile ve kuzu şiş oldu.. İkisi de gerçekten inanılmaz lezzetliydi.. Etlerin pişme ayarı olsun, soslar olsun, kendine hayran bıraktı. Yemeklerin fiyatları ortalama 20-45 TL arasında değişiyor. İnanın böyle bir ortamda, böyle bir manzara eşliğinde, bu kadar leziz bir yemek için az bile bence :) Gerçekten bir gün alışveriş merkezinin içindeki kapalı bir restorana aynı fiyatı ödemek yerine kesinlikle R.E.A.D.e gidin ve deneyin.. Pişman olmayacağınıza söz verebilirim :))


Veee asıl olay R.E.A.D.in pastahane kısmı.. Dünyaca ünlü pasta şeflerinin çalıştığı bu mutfakta hayatınızda yiyebileceğiniz en lezzetli tatlıları yiyeceksiniz. Zaten gitmeden önce işi bilen birinden tatlıların methini duymuştuk :) Gerçekten anlatıldığı kadar varmış. Ben ki normalde karaorman pastası hiç sevmem, aşık olmuş olabilirim bu pastaya :) Ve kahveli çikolatalı opera pasta da yine bir o kadar muhteşemdi. Tatlıların fiyatları yanlış hatırlamıyorsam 14 TL civarıydı ortalama.. 


Öğlen yemeğinin ardından The Grand Tarabya'nın halkla ilişkiler koordinatörü, muhteşem tatlı Gülüm Hanım bize meşhur "Therapia Spa"yı gezdirdi. Öyle bir spa merkezi düşünün ki 4500 m2 alana yayılmış ve genelin aksine bodrumda değil, otelin ikinci katında bulunuyor, her bölümü deniz manzaralı :) Bir sürü terapi, masaj odaları, hamamlar, özel kum terapisi, boyun bel fıtık rahatsızlıkları için tedavi sağlayan bölümler, kum terapisi, jakuziler, dinlenme odaları, kapalı ve açık havuzlar derken mest oluyorsunuz. Spa'nın da Türkiye'nin diğer illerinden, hatta yurtdışından özel gelen birçok müşterisi varmış. Çünkü burada özellikle rahatsızlıklarla ilgili olarak kullanılan birçok teknolojinin Türkiye'de eşi benzeri yokmuş. Bütün spa'yı saran o aromatik vanilya yağı kokusundan ve dinlendirici müzikten ise hiç bahsetmeyeceğim.. Yarım saatlik turun sonunda bile inanılmaz dinlenmiş hissediyorduk :))



Spa turunun ardından odamızda biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için hazırlanmaya başladık. Bu kadar şık bir otelin akşam yemeğine ancak çok şık bir elbise yakışır diye düşündüğüm için yanıma çok sevdiğim bir elbisemi ve kırmızı rujumu almayı ihmal etmedim ;)



Akşam yemeği için The Grand Tarabya'nın hemen alt kısmında bulunan Limani Balık'ta yerimiz çoktan ayrılmıştı. Normalde deniz ürünleriyle pek arası olmayan ben, yine kendime şaşırarak tattığım her şeye hayran kaldım :) Ayrıca şef garsonumuzun ilgisi alakası, bizi karşılaması muhteşemdi. Önerileriyle masamıza lezzet  üstüne lezzet kattı..


Limani gerçekten çok şık ve özel bir restoran.. Deniz ürünlerini seviyorsanız, gidilecek mekanlar listenizin başına ekleyin derim. Bizim denediğimiz lezzetlerden bahsedecek olursam; ilk favorim İstiridye Mantarı oldu. Önce ızgarada pişirilen ardından özel soslarla marine edilen bu leziz mantarın mantar olduğuna bin şahit gerek! Ardından patlıcan salata ve marin levrek denedik, onlar da oldukça lezizdi. En sevdiğim deniz ürünlerinden biri olan kalamar tavayı burada da denemek istedim farkı görmek için :) Ama pek iyi olmadı, çünkü artık hiçbir yerde beğenemeyeceğim çok büyük ihtimal :) Ardından ise özel tavsiyeyle deniz mahsülü kokoreçi denedik. Bu İstanbul'da sadece iki yerde yapılabilen özel bir yemekmiş. Kalamar, midye, karides, balık vs. ürünler ince ince doğranıp özel sos ve baharatlarla kurutulmadan pişiyor ve inanılmaz bir lezzet oluşuyor. Özellikle lavaş arası dürüm şekli herkesin favorisiymiş :) Ana yemeğe gelince ise, ben kalkan hem ızgara hem tava kalkan denedim. Izgara olan daha yumuşak olsa da tavanın yağ ve tuz eşliğinde çok daha leziz olduğunu söyleyebilirim. Annem ise restoranın spesiyallerinden güveçte şarap soslu lagos denedi. O da çok şahaneydi, özellikle sosu enfesti. Tatlı olarak ise akide şekerli ve kaymaklı ayva tatlısı ve dondurma eşliğinde irmik helvası aldık. İkisi de çok hafif ve çok lezizdi... :) Eminim bunları okurken bile ağzınız sulanmıştır :))) Siz en iyisi beni dinleyin ve buraya kesin gidin, fiyatlar yine bu seviyede bir hizmet, mekan ve lezzet için oldukça cüzi...


Hatırlarsanız geçenlerde blogda uyku kombinimi paylaşmıştım. Bu güzel otelde bir de giymiş olarak sizin için fotoğrafladım :) Artık su içmeye dikkat ettiğim için güzel suluğumu da yanımdan eksik etmedim :))))



Ertesi sabah dünyalar şekeri Gülüm Hanım'ın tatlı sohbeti eşliğinde The Brasserie'de açık büfe kahvaltımızı aldık. Çeşit o kadar fazla ve her şey o kadar lezizdi ki, bu kahvaltı da tekrarlanması gerekenler listesine şimdiden eklendi. Ayrıca özellikle Pazar günleri 12:00-15:30 saatleri arasında bir brunch oluyormuş, o duyduklarım yüzünden bayılıyordum az daha :) Kesinlikle gidin diyorum! :))


Taze sıkılmış çeşit çeşit meyve suyundan tutun da, peteğiyle servis edilen bala, her çeşit meyveye, peynire ve geniş pastahane ürünleri seçeneklerine kadar bu kahvaltı da benden tam not aldı. Ayrıca garsonlar yine o kadar ilgili ve kibarlardı ki, masamıza gelip "Zümra Hanım sizin için pancake ya da omlet yaptırmamızı ister misiniz?" diye sordular :)) Çok tatlılardı gerçekten..


İşte böyleeee :) Bu postu okuduktan sonra karnı acıkmayan ya da içinde bu oteli görme hevesi uyanmayan kimse yoktur diye tahmin ediyorum. Ben bile yazarken heyecanlanıp tekrar gitmek istedim :) Bu harika deneyim için The Grand Tarabya otele ve başta Gülüm Hanım olmak üzere muhteşem ekibine, ayrıca bu fırsatı sunduğu için Hürriyet Bumerang'dan Ahmet Erten'e hem kendi adıma hem de annem adına çok teşekkür ediyorum.. Sizin de yorumlarınızı heyecanla bekliyorum ;) Sevgiler!!

-Z-

9 yorum:

  1. nice pics :)

    http://itsmetijana.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. bu yazı açken okunmamalı fotoğraflar o anlara götürdü tekrar:)

    YanıtlaSil
  3. wow the hotel looks so grand and the food looks so yumm

    YanıtlaSil
  4. looks like a lovely time!
    great pics
    x
    http://anoddgirl.blogspot.com.au

    YanıtlaSil
  5. IG de de gorup begenmistim cok, ozellikle yemekler tatlilar nefis, spasini da denemek lazim. Listeme yazdim, 2014 de kesin ugranmali : )

    YanıtlaSil
  6. Senin guzelligini de atlamiyim, pijamali da cok tatlisin, mini elbisenle de cok alimli : )

    YanıtlaSil
  7. selamlar blogunuzda yer alan fotograflar çok güzel

    YanıtlaSil

I love your comments! :)

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...