9.04.2014

MARC QUINN : The Sleep Of Reason


Herkese merhaba! Geçtiğimiz Cumartesi günü annemle tam beş sergi gezdik :) Ama yola çıkarken en büyük motivasyonumuz Marc Quinn'in "Aklın Uykusu" sergisiydi.. Dergilerde, sosyal medyada röportajları ve eserleri o kadar çok karşımaya çıkmaya başladı ki bunu bir çağrı olarak algılayıp Beyoğlu Arter'in yolunu tuttum.. Gerçekten çok etkileyici ve farklı bir sergiydi. Teknoloji ve sanatın buluşması olarak da örnek gösterilebilecek bu sergiyi herkes mutlaka ziyaret etmeli! Sıfır fırça izli yağlı boya tablolar (etleri görüyorsunuz!), değişik vurgulu heykeller, farklı formlar en çarpıcı haliyle ziyaretçilerle buluşmuş.. Sanırım en etkileyici şey de sanatçının kendi kafasının kalıbını çıkartıp, içini kendi kanıyla doldurması ve bunu -19 derecedeki bir dondurucunun içinde sergilemesi.. Bunu yapabilmek için birkaç ay boyunca düzenli olarak hastaneye gidip kan aldırmış.. Arter nerede derseniz, Taksim'de İstiklal Caddesi'nin üzerinde, Tünele doğru giderken İstanbul Barosu'nun ve Ada Cafe'nin tam karşısında.. Sergi 27 Nisan'a kadar açık olacak ve giriş ücretsiz.. Sanatçının eserleriyle ilgili yorum ve açıklamalarının yer aldığı bu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim.. Siz de modern sanatı benim kadar seviyor musunuz?? :))
















Hey guys! Last Saturday me and my mum have visited a wonderful exhibition in İstanbul. Marc Quinn's The Sleep Of Reason is really different and interesting.. Here you can find more information below ;) I really love art! :*

The exhibition's title is inspired by Goya's etching "The Sleep of Reason Produces Monsters" (from the series of aquatint plates entitled "Los Caprichos", 1799). In the etching, the artist represents himself sleeping, surrounded by the products of his own imagination, monsters and nightmares. Named in reference to this etching and departing from its moral and historical context, "The Sleep of Reason" proposes an extension of our perception towards the realm of the immaterial or that of the invisible by connecting the particular to the universal and challenging our framing of reality.

Marc Quinn's works often abound with references to the complex process of Creation, linking human history to the cyclic temporality of the universe. The self-portraits he has been producing since 1991 using his own frozen blood, or his sculptures that invert the aesthetic norms culturally standardized for the human body, underline the artificial, temporal and historical nature of dualisms that define human life (Self/Other, Body/Mind, Nature/Culture) while exploring the mutual belonging of differences or binary oppositions such as Life/Death, Birth/Destruction. In his works, "the body" operates as a site through which the artist suggests new readings of the relationship between the "inside" and the "outside".

Quinn's works offer the "inside" a new, fascinating and troubling visibility, whereas the "outside" is revealed as being constitutive of the "inside", both finding a common ground by being re-cast in the artificiality of the artwork. Art theoretician Selen Ansen has devised the exhibition around the theme of "threshold", as a passageway and as a space of reversibility between internal and external: the historical and abstract notions which refer to the categories that shape our understanding of the world, as well as our relationship to the Other in the construction of our selves.

8 yorum:

I love your comments! :)

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...