14.11.2014

Röportaj: Makas Nisantası'ndan Ahmet Çoban!


Son yıllarda adından sıkça bahsettiren, Makas denince ilk akla gelen isim; genç ve yetenekli olmasının yanında mütevazılığı ile de kalpleri fetheden kuaför Ahmet Çoban ile yaptığım keyifli ve samimi röportaj hazır! Ahmet, beni kırmadı ve benim sorularıma hem de sizin Instagramdan sormamı istediğiniz sorulara tek tek yanıt verdi. Aşağıdaki röportaj, kadınların saçlarıyla ilgili en sık yaptığı hatalardan, bu yıl saç trendlerine, Ahmet'in özel hayatına kadar birçok detay içeriyor. Okurken umarım siz de benim kadar keyif alırsınız. Bu arada bununla da kalmadık, üç takipçimize Makas Nişantaşı'ndan renklendirme servisi hediye etmeye karar verdik. Hediye postunu ayrıca hazırlamak istediğim için bu postu sadece röportaja ayırdım, kahvenizi alın, en rahat koltuğunuza yayılın ve tadını çıkarın ;)

Ahmet'ciğim, bu mesleğe ne zaman ve nasıl başladın?
1998 yılında Şişli'de çok değerli bir ustanın yanında yaramaz bir çırak olarak kuaförlük mesleği ile tanıştım. Benim meslekte iyi yerlere gelmem için fazlasıyla gayret göstermiş olan, iyi bir birey olarak da yetişmemde büyük emekleri olan o değerli aileyi çok seviyorum.

İşinin en güzel ve en kötü yanı ne sence?
Her tanıştığım insana minicik bir işlem yapsam dahi ondan dünya kadar yeni bilgi alıyorum. Bu bilgi alışverişi sonucunda işimde ve hayatımda iyi yön verici bir kaptan olabiliyorum. Tanıştığım her insan benden dolayı mutlu da olsa mutsuz da olsa benim için çok değerli. Ve insanların mutsuz gelip mutlu bir şekilde ayrılması beni inanılmaz mutlu ediyor.

Kısa sürede birçok meslektaşının arasından sıyrılarak elde ettiğin başarıyı neye bağlıyorsun?
İşimi odak noktama koymam ve gerçekten severek yaptığım için olabilir. Kısa süredir işletme yapıyor olmam kendi ayaklarım üzerinde duruyor olmak bir çok eksiği de fark etmeme neden oldu. Ziyaretçi analizi yapmak ve onların ihtiyaçları doğrultusunda işler geliştirmeye başladım. Sektör için devrim niteliğinde olan birçok yeniliği uygulamaya soktuğumu düşünüyorum. Artık sadece saç yapan değil görüşlerine güvenilen doğrularına inanılan ve kendini naturel renklendirmeler yaparak ilk defa bir tarz seçen, sağlıklı saçlara bakım yaparak değil işlem yapmayarak kavuşulacağını söyleyen tek kuaför oldum.

Diğer kuaförlere önerilerin var mı?
Kuaförlük sektörü bir süre güzel bir değer kazanmış ve son 10 senedir olduğu yerde sayıyordu ben Ahmet Çoban olarak işimi değerli kılacak her hareketi hayata geçirmek için kılı kırk yarıyorum.meslektaşlarıma tavsiyem ise siz işinizi hafife alırsanız müşterinizde sizi hafife alır. Gerekiyorsa sadece fön çekin ama en doğru bildiğiniz şeyi yapın

Senin sayende popüler olarak sözlüğümüze eklenen bu hizmetleri kısaca açıklayabilir misin?
Ombre, sombre, kirma, pigmentasyon, transparan boya, facelight, brushlights...

Pigmentasyon: Hatalı boyanmış saçları, yanlış yapılmış röfleleri, platine kadar açılmış saçları naturelleştiren renklendirme servisidir. Naturel renginize sarı saçtan geçmek için birebirdir.

Kırma: İlk defa renklendirme ile tanışacak herkesin boya, röfle ,balyaj vb. işlemler yaptırmadan önce mutlaka denemesi gereken, tekrar gerektirmeyen doğala en yakın renklendirme servisidir.

Ombre: Saçlarınızın uç bölgelerine doğru yoğunlaşan güneşle açılmış kadar doğal ve ana renk üzerine 4 tona kadar açma işlemidir (tekrar gerektirmez)

Blond Ombre: Ana renk üzerine ombre gibi doğal bir geçişle 8 tona kadar açma işlemidir(tekrar gerektirmez)

Transparan boya : %20 ye kadar olan beyazlar üzerine uygulanan alternatif boyama tekniğidir.

Brushlight : Özel fırça ile yapılıyor ve renkler kendi içinde farklı yansımalar ve dokular oluşturur.

Facelight : Yüze en yakın bölgeye sıcak renklerle uygulanan boyama tekniğidir. Yüze aydınlık katar ve Kış için idealdir.


Mesleki anlamda kendine koyduğun yeni hedefler var mi? Kendini ilerleyen dönemde nerede hayal ediyorsun? 
Sektöre her anlamda değer katmayı arzulayan ve ziyaretçileri tarafın bir doktor ,bir mimar ve ya bir mühendis gibi ciddiye alınan, danışılan yol gösteren gerçekleri söyleyebilen ve sadece ihtiyaçlarına cevap olmaya çalışan bir karakter olmayı seviyorum.

Takipçilerimden gelen sorulardan birkaçını da sormak istiyorum..
A. Boyasız saça hangi renklendirme işlemleri uygulanabilir, ne tavsiye edersin?
B. Saç dökülmesine karşı önerilerin var mı?
C. Brezilya fönü uygulamasını tavsiye eder misin? 

A. Boyasız saça daha sıcak bir ifade kazandırmak adına kırma, brushlight, facelight önerebilirim.

B. Saç dökülmesine karşı önerim; saçları her gün yıkamak doğru değildir. Saç dökülmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesidir. İki günde bir ph 5.5 değerlerinde şampuanla yıkama tercih edilmelidir. Sık yıkamak saçlarınızın yağ dengesini bozar.

C. Brezilya fönü benim için son zamanların en özel kuaför buluşlarından biriydi. Gün geçtikçe aslında bakım yapmak yerine kontrolsüz ve bilinçsiz yapılan her işlemin ardından saçı ağırlaştıran ve saça yüksek ısı sayesinde geri dönüşü zor olan zarar veren bir işlem olduğunu anladım. Artık kullanmayı tercih etmiyorum ve önermiyorum.

Biraz da çalışma şeklinden bahsedelim? Kaç salonu yönetiyorsun? Kaç kisilik ekibin var? Hangi saatler arası hangi salonlarda servis veriyorsun?
Üç salonun işletmecisiyim. 55 kişilik ve hızla büyüyen bir ekibim var. Salonda 09:00-19:30 arası servis veriyorum. Perşembe günleri Etiler şubesi diğer günler Nişantaşı şubesindeyim. Pazar da tatil günüm :)

Sadece senden servis almak isteyen müşterilerin var mı? Nasıl bir tutum izliyorsun?
Sadece benden servis almak isteyen müşterilerim elbette oluyor. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Daha çok ekibimle birlikte koordine olarak tüm işlemler benim kontrolüm altında gerçekleşiyor.

Şampuan ya da bakım kremi konusunda özel önerin var mı?
Kerastase markasını önerebilirim çünkü her saç tipine ve rengine göre ürünleri vardır. Hassaslaşmış saç derisini, deforme olmuş yorgun saçları düzelten, saç dökülmesini önleyip düzenli kullanıldığı takdirde saçları disiplinli bir şekilde yenileyen ürünlere sahip bir marka olduğunu düşünüyorum.

Kadınların saçlarıyla ilgili yaptığı en yaygın hata ne sence?
Yapılan hataların en başında tenine, göz ve kaş rengine uygun olmayan saç renklendirmelerinin tercih edilmesi geliyor. Saçlarda naturel renkler, doğal geçişler her zaman için benim favorim olmuştur.

Temposu yüksek ve fiziken de yorucu bir is yapıyorsun.. Bunun dışında boş vakitlerinde dinlenmek için ya da kendini motive etmek icin yaptığın şeyler var mı?
Beni motive edip enerjimi yükselten bir şey elbette var: Eşim ve oğlum. Ailemle vakit geçirmek beni inanılmaz dinlendirip motive ediyor.

Seni daha yakından tanımak için kısa kısa birkaç soru sormak istiyorum:
En sevdiğin film: Audrey Hepburn'e Geoerge Peppardi'nin eşlik ettiği "Breakfast At Tiffany's"
En sevdiğin kitap: Oğuz Atay'ın aşmış eseri "Tutunamayanlar"
En sevdiğin şarkı: Kulağıma melodisi hoş gelen tüm müzikleri seviyorum sözleri ritmi ne olursa olsun..
En sevdiğin yer: Eşim ve oğlumun yanı :)
Asla vazgeçemeyeceğin 3 şey: Eşim, oğlum ve mesleğim. :)

Bu keyifli röportaj için Ahmet Çoban'a tekrar teşekkürler! :)
Renklendirme servisi hediyemiz için Insagramda @zumracelik ve @makasnisantasi hesaplarını takipte kalmayı unutmayın! :)

Herkese şimdiden güzel hafta sonları!
-Z-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

I love your comments! :)

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...