31.12.2014

Best Of 2014 Moments in My Life


Merhaba! 2014'ü geride bırakırken yıl içinde neler yapmışım diye biraz arşivi kurcaladım. Fotoğrafların bazıları çok eski bazıları çok yeni gibi gelse de hepsi 2014'e ait :) Genel hatlarıyla güzel ve dolu bir yıl geçirmişim, sizinle de benim için 2014' damgasını vuran olayları üşenmeyip kolajladım ve paylaşmak istedim. İlk kolaj tabi ki 2014'ün en sevdiğim stil postlarından oluşuyor :) Bir sürü markayla yapılan işbirlikleri, yeri gelip donarak hasta olma pahasına zorlu şartlarda yapılan çekimler, Fotoğraflarımı çeken Dağcan'la geçirilen eğlenceli dakikalar, bazen tripler, tartışmalar, ama daha çok kahkahalar.. :))) Post çekerken bir yandan ağaçlardan toplanan kırmızı erikler, bir yandan sevilen kediler, çekime eşlik eden müzikle sokağın ortasında edilen danslar, insanlardan alınan garip tepkiler, anneden gelen "Kızım böyle üşümeyecek misin!?"ler, Dağcan'la "Acaba bu sefer nerede çekim yapsak?" deyip sonrasında klasik doğal stüdyomuza gitmeler.. Post çekimi üzerine içilen kahveler, yenilen yemekler.. Işığı yakalamak için erken kalkmalar, güneşi kaçırmamak için koşmalar :) "Hangi ara bu postları çekiyorsun, nasıl vakit buluyorsun ve blog nasıl gidiyor?" sorusuna verilen cevaplar.. Bütün bunlar bu yıl içinde belki 100 kez yaşanmıştır :)


Stil postlarının yanında bu yıl bir sürü güzellik, bakım, makyaj postu da paylaşmışım. Hatta blogun sağ tarafındaki en çok okunanlar kısmına bakarsanız makyaj ve güzellik postlarımın stil postlarımdan daha çok sevildiğini bile görebilirsiniz. Bu yüzden 2015 için karar alıyorum, makyaj postlarımı artıracağım. Bunun yanında şu tarz postlar yapsan ne güzel olur aslında dediğiniz fikirleriniz varsa yorum bırakın, mutlaka değerlendiririm :) Açıkçası makyaj postlarını hazırlamak stil postuna göre hem daha kolay hem daha zor. Fotoğrafları kendim çekebiliyor olmam avantaj sağlarken, ışık çok daha önemli.. Çektiğiniz açı, mesafe çok önemli ve kendi kendinize bunu yakalamanız hiç kolay değil. O yüzden 15 deneme fotoğraftan ancak 1 tane uygun fotoğraf elde edilebiliyor. Uygulamayı en kusursuz şekilde yapmak için verilen çaba da ayrı tabi :) Bu yıl en çok okunan postum "Kaş Rengi Birkaç Ton Nasıl Açılır?" olmuş mesela :) Yazarken bu postun bu kadar ilgi görebileceğini düşünmemiştim. Bu durumun şerefine o postun linkini burada tekrar paylaşıyorum :)


Üçüncü kolajım 2014 ile ilgili bir ortaya karma ve en'ler..En severek katıldığım ve verdikleri emeğe bayıldığım lansmanlar GAP, Orkid, Solenne, Armani, Nuxe ve Essence lansmanlarıydı diyebilirim. Yediğim en güzel yemek ve tatlı The Grand Tarabya'daki R.E.A.D. cafedeydi. Hatta gittiğim en güzel otel de yine The Grand Tarabya'ydı diyebilirim. Bunun yanında Güral Sapanca'nın da hakkını yiyemem. Şehirden uzaklaşmak istediğiniz anda doğanın içinde, harika spasıyla süper bir alternatifti. Bunun dışında bu yıl Fabrika, Bonprix ve Uzman TV ile yaptığımız işbirliklerini çok sevdim. Bu yıl belki 100'den fazla marka işbirliği yaptım ama bunlar benim için daha özeldi :) Bu yıl geçen sekiz yıla nazaran Vefa Lisesi'ndeki yatakhane arkadaşlarımla daha çok vakit geçirme şansı yakaladım ve bu muhteşem oldu, Hatta bu yıl ilk defa lisenin boza gününe katıldım ve tabi ki kızlarla yaşanan Çanakkale maceraları unutulamaz! Son altı aydır Amerika'da olduğu için inanılmaz özlediğim bebeğim Zuhal'im bu yıl nişanlandı, canım Gülse'cim ve Sena'cım evlendi. Sonay'ım ve Ceren'imle bir sürü güzel vakit geçirdik. Bunun dışında hukuk büromu kapattım ve Michael Page'de çalışmaya başladım. Keyifli bir işin yanı sıra inanılmaz tatlı bir sürü arkadaşa sahip oldum. Kardeşim Dağcan bu sene üniversiten mezun oldu ve yılın son günlerinde bir grafik tasarım ajansında işe başladı. Çok şükür sağlığımız da yerinde, böyle bakınca aslında 2014 hiç de fena geçmemiş.


Bu yılın en keyifli günleri tabi ki Yunanistan'da geçti. Yeni yerler görmeye ve yeni kültürler keşfetmeye bayılan ben annem ve kardeşimle çıktık bu maceraya. Atina, Mikanos, Santorini kapsayan cruise gezimiz o kadar keyifliydi ki, ben değil kolajdaki fotoğraflar konuşsun :)


Veee bu yıl geçen yıllara göre çok daha sporla dolu dolu geçti. Belki de artık bir spor salonuna üye olduğum içindir, çok daha düzenli şekilde devam edip motive olabiliyorum. Evde cardio yapmak çok zordu, salonda hem cardio, hem pilates, hem yoga egzersizlerimi yapabiliyorum. Özellikle grup dersleri inanılmaz faydalı oluyor ve çok seviyorum. Hatta bu postu bitirince yetişebilirsem Yoga'ya gideceğim :) 


Ve son olarak 2014'e damgasını vuran benden çok annem Candan Uluğ oldu. Ressam anneciğim, bu sene ilk kişisel sergisi "Gün Işığı"nı açtı ve birçok karma sergide yer aldı. Hatta kendisi de bir serginin küratörlüğünü yaptı. Bunun yanında hazırladığı özel koleksiyon çalışmalarıyla, aldığı siparişlerle, sattığı resimlerle, hakkında yapılan muhteşem haberlerle harika bir yıl geçirdi. Benden duymuş olmayın, kendisinin yakında bir de Paris'te sergi planı var :) Onunla gurur duymamak mümkün değil, eminim 2015 onun için daha da muhteşem bir yıl olacak ve yine hepimizi beşe katlayacak :))) 

İşte benim 2014'üm böyle, 2015'te de başınızdan eksik olmamayı planlıyorum. Hem blogdaki hem instagramdaki (@zumracelik) desteğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Bu yıl siz geriye dönüp baktığınızda neler görüyor, kimleri hatırlıyor, kimleri kucaklıyor, kimlerle vedalaşıyorsunuz? :)

Sizi seviyorum! Ve harika bir 2015 diliyorum, bütün dilekleriniz gerçek olsun!
-Z-

29.12.2014

Black Lace Dress


Birkaç hafta önce annemin ilk kişisel resim sergisi "Gün Işığı"nın açılış kokteylinde giydiğim elbiseyi ancak paylaşabiliyorum. Sergiye bir gün kala ne giyeceğimi şaşırmış ve strese girmişken umutsuzca bir alışveriş merkezinin yolunu tutmuştum. Oldukça kısıtlı bir vaktim vardı ve birkaç mağazaya girdikten sonra tam vazgeçip evdeki elbiselerden birini giymeye karar vermek üzereyken Koton'da bu elbise çıktı karşıma. Hem rengini hem modelini hem de fiyatını çok sevdim. Hiç düşünmeden aldım :) Bu aralar uğrarsanız hala vardır mağazalarda bence.. Ve tabi ki bu özel gün için saçlarımı emanet ettiğim, artık kuaförümden çok arkadaşım dediğim SSM Kuaför'den Selçuk'a da çok teşekkür ederim. Elbisenin sırt dekoltesi sebebiyle saçlarımı toplamak zorundaydım ve Selçuk en doğalından, en salaşından, tam istediğim gibi bir topuz yaptı bana. Oldukça doğal olan makyajımı ise her zamanki gibi kendim yaptım. Ee beğendiniz mi elbisemi ve arka planda görünen annemin resimlerini? :) 

Yorumlarınızı bekliyorum :)

Elbise / Dress : Koton
Ayakkabı / Heels : Zara
Bileklik / Bracelet : H&M,
Saç / HairDresser: SSM

-Z-
















25.12.2014

Black Christmas!


Havalar yeterince soğuduysa siyahlara bürünmemek için bir sebebim kalmadı demektir. Kışın en çok derileri ve koyu tonları severim. Ve tabi ki kırmızı ruju! Yazın kendisini pembelerle aldattığım kırmızı rujumla her kış barışmayı görev bilirim :) Siyah deri ceketim Fabrika'nın yeni sezonundan, elbisem Bonprix'den (kendisinin kalıbı muhteşem, hemen bir tane sipariş etmelisiniz!) Ayrıca bu edlbiseyi önü açık da giyebiliyorsunuz ve mesela akşam öyle giymek çok daha çekici, nasıl derseniz buraya tıklayıp görebilirsiniz ve süper rahat botlarım Oasap'tan.. Taba ve bej rengi de var hatta. Uzun zamandır böyle bir bot istiyordum ancak kendisi bana birazcık küçük geldi. 38 numara bir talibi varsa benimle iletişime geçebilir :) Sizin kış favorileriniz neler? Yılbaşı planları yapıldı mı? Biraz da siz anlatın, bu ara hep ben konuşuyorum :))) Sevgiler!

Elbise / Dress : Bonprix.com.tr Buraya Tıklayın
Botlar / Booties : Oasap.com Buraya Tıklayın
Ceket / Jacket : Fabrika
Bileklik / Bracelet : Armani
Ruj / Lipstick: Sephora Long Lasting

-Z-
















22.12.2014

My Wood Watch by JORD


Hafta içi yoğun çalışan insanlar genelde hafta sonlarını bin bir aktiviteyle doldurup, gezip eğlenerek geçirmek ister. Ancak eğlencenin dozu ve uykusuzluk biraz fazla kaçınca bu sefer de haftaya başlangıç performansınız düşer. Kötü bir Pazartesi ise maalesef kötü geçecek bir haftanın habercisidir. Tüm hafta boyunca uykunuzu alamazsınız, odaklanamazsınız ve veriminiz düşer. Durumu düzeltmenin tek yolu diğer hafta sonu dinlenmektir. Bu yüzden hafta sonları kendime hakim olup bir denge kurmaya çalışıyorum. Cuma ve Cumartesi günleri için yoğun programlar tercih ediyorsam, Pazar öğleden sonrayı mutlaka daha sakin bırakıyorum. Sabah salona gidip yapılan güzel bir egzersiz ve kahvaltının ardından sahin bir köşede kitap okumak, yazıp çizmek, blog için vakit ayırmak beni hem dinlendiriyor, hem de haftaya yarım kalan işlerimi tamamladığım için daha motive başlamamı sağlıyor.

Bu aralar asıl adı "The Fault In Our Stara" olan ve Türkçe'ye "Aynı Yıldızın Altında" olarak çevrilen John Green'in romanını okuyorum. Yorumumu sorarsanız henüz filmini izlemedim, onu çok övüyorlar ancak kitapta beklediğimi bulamadığımı söylemeliyim. Bence Türkçe'ye çevrilirken biraz ruhunu yitirmiş.

Bir de bu postta saatimden bahsetmek istiyorum. Kendisi JORD markasının üretimi olan Wood Watch serisinden. Ahşap olan bu saatler bence oldukça stil sahibi :) Birçok kombine uyum sağlıyor ve bir anda havanızı değiştiriyor. Çok beğendiğim birkaç modeli daha var. Özellikle turkuaz detayı olan çok güzel. Bu saatlere bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bence erkekler için olan alternatifler kızlarınkinden bile daha güzel. Yılbaşı da yaklaşırken süper hediye alternatifi olabilir.

-Z-












19.12.2014

Bepanthol Cilt Bakım Kremi Deneyimim


Merhaba! Beni instagram’dan takip edenler bilir, Nisan sonu gibi kullanmaya başladığım bir üründen bahsetmiştim. Aradan tam dört ay geçti ve artık bu krem hakkındaki yorumları yazmak için yeterli deneyime sahibim :) Bahsettiğim krem, Bepanthol’ün Cilt Bakım Kremi.. El ve yüz için kullanılabiliyor olması zaten işi baştan ilginç kılıyor. Herhalde hem ele hem yüze uygulanabilen çok nadir ürünlerden.. 

Sadece eczanelerde satılıyor  ve kozmetik bir cilt bakım kremi.. Su bazlı yapısıyla, cildi yağlandırmadan nemlendiriyor ve yumuşak bir kıvamı var. Ayrıca parfümsüz olduğunu eklemeliyim, kremin hiçbir kokusu yok. Cildi yenileyici ve canlandırıcı bir özelliğe sahip.  Bu yönüyle de birçok nemlendirici kremin önüne geçiyor. Paraben ve renklendirici içermemesi ise bonus üzerine bonus oluyor :) Ben dört aydır deneyimleyen biri olarak Bepanthol Cilt Bakım Kremi konusunda bu konuda içinizin rahat olması gerektiğini söyleyebilirim. Bunlar dışında ürünle ilgili detaylı bilgiye 
Kremi az miktarda uygulayıp cilt tarafından emilinceye kadar yayabilirsiniz. Zaten çok kolay emilen ve iz bırakmayan bir yapısı var. Ayrıca günlük kullanım için uygun. Günde bir iki kere kullanabilirsiniz.. 

Aranızda deneyimleyen varsa yorumlarınızı bekliyorum :)

-Z-

Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...