14.04.2015

Lezzet Duragi: Ispanya, Italya ve Latin Amerika'dan Loco&Matto


Herkese merhaba! Bugün size bir mekan önerisinde bulunmak istiyorum. Beni instagramdan takip edenler bilir, moda ve güzellik paylaşımlarımın yanında gidilmesi gereken yerler, tadılması gereken lezzetler konusunda da oldukça sık paylaşımda bulunuyorum.

Biliyorsunuz ki bazı şeyler yerinde özeldir. Ama İspanya, İtalya ve Latin Amerika’nın geleneksel tatları empanada, pazerotti ve churros kesinlikle bunlardan değil. Bugün size bahsetmek istediğim mekan Bağdat Caddesi'nde: Loco & Matto. O kadar özel bir deneyim düşünün ki, Endülüs köylerinden alınıp İtalyan aşçılık okullarında ustalaşılmış ve son dokunuşlarla biz modern kentlilerin damak tadına göre yeniden yorumlanmış tariflerin hamuru bile Loco & Matto ekibi tarafından özenle hazırlanıyor. İçleri tazecik sebzeler, yumuşacık etler ya da deniz mahsülleri ile dolduruluyor. Latin Amerika, İspanya ve Amerikan usüllerine göre farklı şekillerde hazırlanan özel tatlı churros özellikle enfes! Ama yemeden önce şöyle bir izlemenizi tavsiye ederim; çünkü sunumları da en az kendileri kadar tatlı!

Sunum demişken, mekan aynı zamanda oldukça renkli ve sevimli bir dekorasyona da sahip. Aşçıların önlüklerinden tuzluk ve sandalyelere kadar her ayrıntı özenle tasarlanmış. Böylece İstanbul’un göbeğine latinleri kıskandıracak bir latin adası inşa etmişler.

Siz de Bağdat Caddesi'nde bir şeyler atıştırmak veya yeni bir lezzet denemek isterseniz Loco & Matto'ya gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz, hatta benden de selam söylemeyi unutmayın :)

Pazerotti'den benim için de yemeyi unutmayın, şimdiden afiyet olsun, sevgiler! :)

-Z-

8.04.2015

Being Invisible With Rexona


Eğri oturup doğru konuşalım... Deodorant hepimizin vazgeçilmezi. Deodorant icat edilmeden önce insanlar ne yapıyormuş merak ediyorum cidden, hayat kesinlikle daha zormuş :) Ben kışın stick şeklinde olan, yazın ise sprey şeklinde olan deodorantlarım olmadan yaşayamam. Şimdiye kadar birçok marka da denedim. Kimi koltuk altımda kuruluk yaptı, derim pul pul döküldü, kimi hiç etki etmedi, kimi ise giysilerimi mahvetti.
Siyah giysilerimin koltuk altlarının rengi deodorantın içindeki kimyasallar sebebiyle beyaza döndü. Beyaz tişörtlerim, gömleklerim ise hep sarardı. İşin kötü yanı yıkayınca da düzelmedi. Birçok sevdiğim giysiyi bu şekilde çöp etmişken invisible black/white deodorantlar girdi hayatımıza ve sonunda kocaman bir "Oh be!" diyebildik. Rexona'nın Invisible serisi de bu alanda hem kadına hem erkeğe yöenelik çeşitleri ve güzel kokusuyla piyasaya iddialı bir giriş yaptı.
Rakipleri yok mu? Evet var. Ama bunun için de Rexona'nın stratejisi var. Eğer perakende sektöründen biraz anlıyorsanız görsel koordinasyonun satışa olan etkisini bilirsiniz. Ben daha önce Inditex'te mağaza müdürlüğü yaptığım için bu alanda oldukça deneyimliyim. Satmayan bir ürünü, müşterinin göz hizasına yerleştirdiğiniz anda o ürünün satılma ihtimalini beşe katlarsınız. Rexona da bunu bildiği için bu tarz kozmetik ve hijyenik ürün satan mağazalarda kendisini görsel algımızın en güçlü olduğu noktalara yerleştirmeyi hedeflemiş.
Rakipleri ortadan kaldırmak ve satışları artırmak için daha iyi bir aksiyon düşünemiyorum! Rexona bu alanda daha üstün bir ürünle girmiş ve piyasaya beyaz kıyafetlerde sarı lekelere karşı daha etkili bir deodorant çıkarmış. Bence güzel kokusu ve tasarımıyla ekstra tercih sebebi olabilir.
Ben açıkçası satış stratejilerini takdir ettim ve sırf bunun için bile Rexona kullanmaya devam edebilirim. Siz de kesinlikle bir şans verip denemelisiniz... ;)
-Z-

 

5.04.2015

Seni Seviyorum Mükemmelsin, Şimdi Değiş!


Merhaba! :) Beni yakından tanıyanlar bilir. En en en sevdiğim şeylerden biri tiyatrodur. Sanatın her türlüsünü çok sever ve büyük keyif alırım ama tiyatronun yeri benim için hep çok ayrıdır. Belki yıllarca süren sezonlar boyunca yüzlerce defa yapılan provaların ardından, haftada kaç kez seyircinin karşısında canlı canlı performans sergileyip alkış alabilmek gerçekten göründüğünden çok daha zor bence. Hangi oyun olursa olsun kesinlikle alkışlamaya ve desteklemeye değer. Ancak bazı oyunlar var ki, içinizde kendinizden parçalar bulup, gülmekten karnınıza ağrılar giriyor.

İşte, "Seni Seviyorum Mükemmelsin Şimdi Değiş" tam da böyle bir oyun. Kadın erkek ilişkilerinde aşk, randevular, sevgililer, evlilik ve aileler ile ilgili birçoğumuz yaşayıp, çok iyi bilip ama dile getirmekten kaçıp, yüzleşmekten hoşlanmadığımız gerçekleri tüm çıplaklığıyla cesurca ve çok komik bir sunumla sahneliyor. Oyundan biraz daha bahsetmek gerekirse; OFF Broadway'de ‘hit’ olmuş; dünyada rekor üstüne rekor kırmış bir oyun ve 17 yıldır dünyada sahneleniyor. Başarısı sebebiyle birçok ülkeye uyarlanmış durumda, Türkiye'de ise Zorlu PSM'de Ekim ayından beri sahneleniyor.

Müzikale konu olan ‘Kadın erkek ilişkileri bu kadar mı evrenseldir?’ sorusunu siz de soracak; ilk buluşmadan itibaren, kadın ve erkeğin ilişkisine gülerek bir de dışarıdan bakacaksınız… Her sahnesinde kendinizden bir parça bulacağınız ‘Seni Seviyorum Mükemmelsin, Şimdi Değiş’; insanın varoluşundan bu yana süregelen, yer, zaman, durum değişse de bazı yönleri hiç değişmeyecek olan bir ilişkiyi konu ediyor. 

Müzikal tadındaki oyunda dikkatinizi çekecek detaylardan biri kesinlikle oyuncuların ses renklerinin güzelliği. Hepsi o kadar başarılı ve genç sanatçılar ki, salondan ayrılırken onlara hayranlık duyup, hepsi için çok parlak dileklerde bulunacağınıza eminim :)
  
Zorlu PSM'de Cuma günleri sahnelenmekte olan oyunun bilet fiyatı ise 50 TL, bildiğim kadarıyla öğrenciler ve 65 yaş üzeri için %15 indirim gibi bir uygulamaları da var. Verdiğiniz her kuruşa değeceğine emin olabilirsiniz, çok keyifli bir akşam sizi bekliyor! :) Bana teşekkür edeceksiniz, şimdiden iyi eğlenceler ;)

PS. Daha fazla detay için bu linke tık tık!

-Z-






Link Within

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...